Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Covid-19 ile şahlanan ekonomik krizler, artan enflasyonlar, işsizlik ve özellikle dar gelirli vatandaşlara kötü etki eden diğer olaylarla zirve yapan kredi borçları bir hayli yükseldi.

Her ne kadar kemer sıkmaya gidilmesi "normal şartlarda" ister hanede ister ülke düzeyinde bir şeylerin iyileşmesine vesile olsa da, olmayan bir şeyin tasarrufu nasıl olacak? Ay sonunu zor getiren bir vatandaş neyi neye göre tasarruf edecek? Günlük artan fiyatlarla zaten "tasarruf"etmiyor mu? Bir hafta önce 560 TL ye alınan 1KG et bu hafta 620TL olmuş ise, zatenntasarruf etmiş oldu yine. Ne fark eder harcadığı paradan mı, yediği gəda miktarından mı 😀

Peki, bu durumu biraz da körükleyen borçlandırma kuruluşları şimdi vatandaştan borçları nasıl tahsil edecekler? Eğer hane geliri açlık sınırında veya ay sonunu getirmeye ucu ucuna ancak yetiyorsa, kredi borcunu nasıl ödesin bu insan?

Az önce haberlerde söylenen rakam, ülkede kredi ve kredi kartı borçları tüm zamanların en yüksek haddine ulaşmakla yanaşı özellikle bu yaz aylarında ülkenin %61 den fazlası icrayla karşılaşacaklar.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Vatandaş sığıntı istilası yüzünden bu durumlarda. Bunlara gıda yetmiyor bu yüzden gıda fiyatları fırladı. Bunlara konut yetmiyor bu yüzden konut ve kira fiyatları fahiş hale geldi. Bunların iş gücü piyasasında bizim insanımızla rekabet etmesi yüzünden maaşlar çöp oldu. Nasıl Osmanlı gayr-i Müslimlerden cizye vergisi alıyorduysa Osmanlının uygulamasına benzer bir şekilde bu sığıntılardan, bunların ucuz işgücünden nemalanan patronlardan, bunlara konut satan ve kiralayanlardan mülk sahiplerinden buna benzer ek bir vergi alınmalı. Bu vergiler kullanılarak bu toprakların asıl sahiplerinin bunlar yüzünden uğradığı mağduriyetler giderilmeli. Sorunlar ancak böyle çözülür.