Selam olsun,
Temelden bakmak lazım bu konulara.
Dönemsel olarak bazı ülkeler hammadde kaynaklı zenginlik kazanabilir. Devletlerin dönemselliği insan ömründen farklıdır yüzyıllar sürebilir lakin mutlak olarak biter. Bunun istisnası yoktur.
Ülkelerin bu tablodaki değerleri tam tersine dönebilir bu mümkündür ya da bu tablodaki fark yazdığınız gibi artabilir bu durumda mümkündür.
Burada temel faktör ülkelerin haliyle toplumların talepleri ve gelişmişlik seviyeleridir.
Mesela Amerika toplumu devletine uzay araştırmalarına ekstra kaynak ayırmaları konusunda ciddi baskı uyguluyor, talep ediyor. Ortadoğu toplumları ise talep etme hakkına bile sahip değil.
Çok detaya girip sıkıcı bir makale yazmak niyetinde değilim lakin gidişata bakarsak mevcut ileri ülkeler koçbaşı olarak farkı 200 300 kat değil 3000 5000 kat arttıracak ve istisna bazı ülkelerde çıkacak aydınlanmacı liderler sayesinde bazı beklenmedik ülkeler bu koçbaşı ülkelere yaklaşacaktır.
Türkiyemize gelirsek mevcut iktidar değil mevcut toplum gelişmedikçe 3000 5000 kat fark yiyen ülkeler içinde yer alabilir.
Günümüzde konuştuğumuz konular sokak köpeklerini öldürmek, eğitimde din derslerini arttırmak, enflasyonu dizginlemek, açlık sınırı altında yaşamak gibi konulardır.
Karanlık maddeyi araştırmıyoruz, uzay teknolojilerinde yokuz, dünya çapında oluşturduğumuz bir değer yok, teknoloji üretmiyoruz.
İha ve Sihalar ile mevcut teknolojiyi iyi geliştiriyoruz ama geliştirmek ile değil teknolojiyi bulmakla ileriye gidebiliriz.
Potansiyelimiz her ülke kadar var, daha az zeki değiliz sadece önceliğimiz bilim ve teknoloji değil.
Yaptığımız köprü ya da havaalanlarının kıskanıldığını üzerine yaşıyoruz.
Uzay madenciliğinin planlandığı, teknolojisinin ilerletildiği bir dönemde hala köprüdür, havaalanıdır yani inşaatla övünüyorsak kervanın sonlarında yer almamız içen bile değil.
Bilimi rehber almadıkça gideceğimiz istikamet kervanın sonlarıdır.