Paran varsa ve geleceğini garanti altına alabileceksen çocuk yapacaksın.
Kimse üniversite mezunu olup; iş hayatına markette (ki muhtemelen her zaman gariban bir hayat) başlamak zorunda değil.
Ortalama bir hayatın içerisinde çocuk yaparsan; kalitesiz bir eğitim alır, yabancı dili olmaz, serseri olup olmayacağı düşeceği arkadaş çevresine bağlı olur vs.
Aydın ailelerde büyüyen çocuklar dopamin eşiklerini pis alışkanlıklara çekmediği sürece hep kaliteli bireyler oluyorlar.
Yaz tatillerinde farklı kültürler tanıyan, ülke değiştiren bir çocuk günde 8 saat telefonla oynayan, kalitesiz müzikler dinleyen, büyüklerine saygısızlık yapan keko bir tip Z olmayacaktır.
Özet olarak; çocuğun arkadaşlarıyla buluşurken cebine bakmak zorunda kalacaksa çocuk yapmayacaksın. Ayakkabının dandiğini alacaksa, et yiyemeyecekse... Bu böyle gider.
Maddi güç olması önemli ama maddiyattan daha önemlisi hayata bakış açısı kazandırmak ve tüm zorluklar ile mücadele etmeyi öğretebilmek değil midir ? Kolay olanı herkes başarabilir ama zor olanı çok az insan yerine getirir.
Z kuşağı bence devrin şartları itbari ile yapay bir ortamda dünyaya geldi ve bu yapaylık içinde herşeye karşı özgür bir alan bekliyor.
Katılmıyorum 🙂 Bir aile barakada da yaşasa çocuğu yetiştirme ile alakalı bir durum köyde doğup büyüyen doğudaki çocuklardan nice profesör çıkıyor 🙂
Aynı fikirdeyim. İmkansızlık başarıyı getiren en önemli şeylerden biridir. Ayrıca insana farkındalık katabilir.