1994 senesinde Simav Anadolu Öğretmen Lisesinde lise 1. Sınıftaydım. Basketbolu hiç bilmiyor ama çok seviyordum. Basketbol takımı seçmelerine katıldım. 10 kişi katıldı ve 10. Kişi olarak seçildim. İlçe turnuvalarında toplamda 3 dakika sahada kaldım. O da kazanacağımız garanti olunca oyuna girdiğim için.
İlçe ikincisi olarak il müsabakalarına gittik. Toplamda 4 maç oynadık. Üçünü kaybettik. Dördüncü maçın son dakikalarında bizim koç; Cem çabuk soyun, oyuna giriyorsun dedi. Hemen heyecanla soyundum ve sahaya girmek için atladığım esnada, Gel gel maç bitmiş sözünü duydum.
Kızlar ve erkekler olarak aynı otobüsle gitmiştik turnuvaya. Dönüşte bizim Fizik öğretmeni Beden Eğitimi öğretmenine, Hocam Cemi neden hiç oynatmadın diye sordu. O da Valla tam oyuna alacaktım süre bitti deyince, tüm otobüs kahkaha atmıştı. Bense kapşonu yüzüme çekip için için utancımdan ağlamıştım.
Buraya kadar işin utanç kısmıydı. Şimdi ise bu durum nasıl terse çevrilir, onu anlatayım 😊
Lise 2. Sınıfta takım kurmadık. Çünkü Beden Eğitimi öğretmenimiz farklı bir okula gitmişti. O sene ben yurtta geceleri gizlice NBA maçlarını izlerdim. 1995 senesinde Kanal Dde gece 1de canlı NBA maçları yayınlanırdı. Ben yatılı okuyordum ama bu beni durdurmuyordu. Ceza alacağımı bile bile gizlice o maçları izlerdim 😊 Michael Jordanı izler, onun hareketlerini hafızama kaydederdim. Ne zaman boş kalsam, yurtta basketbol oynardım. Boyum basketbolcu için kısaydı ama potaya smaç basardım. O derece iyi oldum.
Lise 3te bizim öğretmen geri geldi ve takım kurdu. Takıma 1. Sırada seçildim. İlçe maçlarında sayı rekorları kırdım. Gard olarak oynuyordum ama hiç yedek gardı oynatmadı. Her maçı 40-50 sayı farkla kazandık. Bu da benim geri dönüşüm oldu.
Moderatörüm siz nerelisiniz? Simav'lı mı? Veya farklı nedenler ile mi gittiniz?