EfeHan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Seçimlerden sonra develüe olmasının nedeni TCMB'nin elinde yeterli rezerv bulunmadığı için yapmaması gereken bir şekilde Piyasadan döviz alarak TL'yi develüe etti bu konuda size katılıyorum. Ama şuanki yaşanan durum böyle birşey değil, çünkü Tcmb piyasadan döviz alıyor ama buna rağmen tl develüe olmuyor, hatta piyasadan döviz almasa piyasada döviz fazlalaşacağı için Dolar'ın 28.50 29 TL'ye düşmesine sebebiyet verirdi ve bu hükümetin hiç işine gelmediği için mecbur aldı. Carry Trade rakamı 60 milyar dolarda 20 milyar dolar şuan için. sene sonuna kadar büyük bankalar ve kurumlar zaten paranın sene sonunda 35-40 arasında olacağını raporluyorlar, yani benim burada demek istediğim %50 develüe gibi bir durum söz konusu değil. Siz ise bunun olacağını söylüyorsunuz bu mantıken hiç olanaklı değil, Türkiye her sene bazı aylar döviz rezervi açısından rahat olur ve önümüzdeki 3-4 ay'da bu aylardan yani Turizm ayları, o aylar bitse bile TCMB'nin döviz rezervleri şuan için çok iyi müdahale etmek istese bile eder. Yani açıkcası develüe olamaz demiyorum ama gereğinden fazla olacağını düşünmüyorum, ben değil tüm herkes o şekilde düşünüyor.
MB yıl sonu döviz tahminlerinin tutturulabildiği 1 sene söyleyebilir misiniz? Ocak ayında yapılan Aralık ayı sonu tahmininin daha Şubat ayında aşıldığını gördü bu gözler, ayrıca daha demin açıkladım hemen bir üst mesajda öyle uzak bir yerde değil bakın bunu yapmayın, yabancılar 35-40 tahmin etmişler de o paraların çıkacağını acaba hesaba mı katmışlar diyorum hala başa dönüyorsunuz lütfen. Bakınız, bir ülkede Merkez Bankası demek ne demektir bilir misiniz? Ülkenin kasası demek değildir efendim, atıyorum bir kamu bankası " al şu TL yi bana dolar ver dediğinde vermek ile yükümlüdür. " Daha açık anlatayım, ülke içerisindeki her türlü döviz talebini karşılamaya mecburdur. Daha da açık anlatayım, şu an rezerv topladığını sanıyorsunuz ama 100 milyar dolar toplasa aynı parayı 110 milyar dolar olarak zaten geri ödeyecek ve buna rağmen benim tahminimce TL %40 değer kaybedecek (yani dolar=45 TL) artık bundan daha açık anlatılabilir mi? Merkez Bankası bu dövizi nasıl topladı? Üretim mi yaptı yani katma değer mi üretti sanıyorsunuz? Kağıda mürekkep püskürttü, TL basıp verdi, aldı ellerindeki doları ve günü kurtardı, bakınız sizin gibi düşünen insanları kazandı, iyimser bazı kişiler ortaya çıktı, ekonomi çoh eyü diyen birileri oluşuverdi ama o paranın girişini görüp çıkışını düşünememek ekonominin temel dinamiklerine aykırı. Çok basit yahu, örneğe bile gerek yok, sermaye sahipleri parasını sana hibe etmeye veya ithal iphone ısmarlamaya mı getiriyor? Hayır, getirdiğinden daha fazlasını götürebilmek için geliyor bu örnekte mi olmadı, buda mı gol değil?



100 getirecek 110 götürecek diyorum minimum, %40 da dövizden kayıp, üstelik o dövizden kayıp 100 milyar dolar'ın %40 kadarı yani 40 milyar dolar değil hee uyandırayım, bankalardaki 150 mlyar dolar civarı mevduatın, 2.4 trilyon TL KKM'de bulunan paranın %40 artışı demek, neredeyse 1 Trilyon Dolar civarına dayanmış olan dış borcumuzun %40 artışı yani 400 milyar dolar demek, ithal edeceğimiz her ürünün minimum %40 artışını da geçtim, yıllık 30-40 milyar dolar cari açık veriyoruz yani bu paranın da %40 artışı demek, sadece carry trade için gelen sermaye sahiplerinin getirdiği paradan zarar etmeyeceğiz, dış borcumuz TL bazında bir anda %40 artmış olacak, daha da açayım mı konuyu? Biz dolar bazında bu kadar büyümüyoruz, zaten büyüme rakamları makyajlı, kişi başına düşen gelir de majyajlı, 2002 öncesine göre hesaplama şeklini en son 9 kere değiştirmişlerdi, eskisi ile aynı para kazanılsa bile 2002 öncesine göre sanki kişi başına düşen gelir 3 kat artmış gibi görülüyordu, daha ötesi var mı? Sayılarla oynayarak ülke zengin edilmez, dış borç sadece %10 faiz ile işlese ki libor +5 civarıdır minimum ve cds risk primimiz şu an 260 baz puana inmiş durumda olduğu halde dış borcumuza ek %2,6 faiz demektir bu ekonomisine güvenilmez bir ülke olduğumuz için, hadi kabaca yılda 100 Milyar dolar dış borç faizi ödeyeceğiz, 30-40 milyar dolar da cari açığı finanse edeceğiz ama nasıl? 140 ödeyebilmek için %10 faiz ile 140 milyar dolar daha borç bularak ödeyeceğiz, haberin var mı peki?



Yoook, göz görmeyince gönül katlanıyor çünkü, bu borçların ana paralarını ve faizlerini senin çocuklarının, torunlarının hatta torunlarının çocuklarından çıkaracaklar, bugün birileri yedi içti ziyade olsun dedi kalktı, hesabı senin torunların üstlenecek, 100 lira vergi ödeyecek 99 lirası dış borcun faizine, 1 lirası verdiği vergi için alacağı hizmete belki gidecek. Para geldi oh, MB döviz topladı çok süper, TL yerinde sayıyor müthiş vs. diyerek olmuyor bu işler, ekonomi 2-3 aylık planlama değildir, yapısal reform diye bir şey var bizim ülkede pek duyamazsınız çünkü 5-10 yıllık bir planlama yapılır ve gelecekte ekonomiyi kurtarmak için kemer sıkılır, İMF'ye gidilip başka yerden %10-15 ile borç alınacağına %3 ile borçlanılıp üretim arttırılır, giderler kısılır yani kamuda tasarrufa gidilir ama bu halkın canını çok fena sıkar, ne zaman ileriye dönük yapısal reform hamlesi gelirse o ülkede iktidar değişir. Haliyle hiçbir iktidar geleceği kurtarmak için koltuğunu bırakmak istemez, günü kurtarır, ekonomiyi makyajlar ve geleceği yabancılara ipotek eder, nasıl olsa o kadar uzun süre kalıp o borcu kendi ödemeyecek diye düşünür. 100 yıl iktidarda kalacakmış gibi köprü, otoyol, hastane gibi yerlere gelir garantisi bile verilir hatta, bu da bonus olsun. Acı reçete halka çıkarsa oy tercihleri değişir, bunu bizim memlekette en son göze alan Kemal Derviş oldu, pek bilinmez hatta pislik atarlar ama 2001 de temeli atılan yapısal reformlar 2007 yılında meyvesini verdi. Ağacını Derviş politikaları dikti, meyvesini başkaları yedi ve kendine pay biçenler oldu. O dönemler oluk oluk para aktı memlekete ama " nasıl olsa sürekli geliyor " diye düşünülüp bir türlü üretime yatırıma dönüştürülemedi, gelecek planlanamadı, şimdi cezasını çekiyoruz.