Ben kendi hakkımda ekonomist denemedim konunun hiç bir yerinde

ekonomi bilgim de yok okudum her hangi bir okulda yok açıkcası. Bu düşünceniz için size teşekkür ederim. tabi 2 seçim arasında bakabiliriz ama yerel seçim'in olacağı ay içerisinde 500 baz puanlık faiz artırımını unutuyorsunuz sanırım

Marttan bir ay önce faiz artışı yok ama seçim ayında ise 500 baz puan faiz artırıldı

ve sizin dediklerinizede biraz da olsa katılıyorum ama, bu kadar yabancı yatırımcı saf mı da getirip te parasını ülkemize getiriyor ya da diğer büyük yabancı bankalar bu şekilde davranıyor ? bu kurumlar 100'er senelik kurumlar olmasına rağmen olumlu şekilde rapor yazarlarken sizin burada bahsettiğiniz tam tersi develüe olacağı yönünde bu şekilde bir durum olursa dediğim gibi ülke batar.
Bakınız, faiz artışlarını hesaba bile katmadığım halde zorla hadi kat lütfen onları da hesapla diye diretiyorsunuz. Faiz artarsa ne olur sayın forum üyesi? Lütfen bir düşününüz, sizin tezinizi mi haklı çıkarır yoksa benim tezimi mi diye bir düşünün? Evet, buldunuz, faiz artışı doların yükseliş hızını durdurmak içindir. Kısacası faiz arttırıldı evet, faiz arttırıldığı halde 20 liradan 32 liraya çıkış engellenemedi, %50-60 devalüe olarak kaldı, eğer faiz artışı gelmese belki %100 devalüe'nin bile üzerine çıkabilirdi, araya faiz artışını sokup beni daha da haklı çıkarmaya çalıştığınız için teşekkür ederim. O kurumlar dediklerinizin çoğunluğu özellikle 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşu ve bazı dev bankalardır, müşterilerine tavsiye niteliğinde bilgiler sunarlar. Dikkat etmediğiniz bir nokta var, kredi notu AA+ olan ülkeler bile savaşa girebilir, pandemi o ülkede milyonlarca insanı öldürebilir, tsunami olur, sel olur, helikopter düşer, deprem olur, nükleer patlar vs. vs. yani her şey olabilir, bunlar olduktan sonra ee hani AA+ vermiştiler diyecek misiniz? Ne demek istiyorum, ülkemize eşek yüküyle dolar yağıyor şu an, deli gibi sermaye akıyor ama faize girmek için, siz bu kredi derecelendirme kuruluşu ve dev bankaların bu paralar zaten 2-3 ay sonra çıkacak o yüzden bu para girişini dikkate almayalım dediğini mi zannediyorsunuz? Böyle sığ bakılmaz ekonomik meselelere, diyelim 5 milyon TL değerinde bir eviniz var, bankadan 5 milyon TL kredi çektiniz ve aynı ayarda bir ev daha aldınız fakat krediyi 10 milyon TL olarak ödeyeceksiniz.
Şimdi sizi 10 milyon ödemesi var o halde 2 evini de oraya verse bu adam evsiz olarak mı değerlendirelim? Yoksa vay be, adamın 1 evi vardı 2 evi oldu, kredi derecelendirme kuruluşu olarak bunu mal varlığı artışı olarak mı değerlendirelim? Cevabı siz söyleyin, doğmamış çocuğa don biçmelerini mi bekliyorsunuz? Ayrıca ülke zaten batık durumda, hiçbir şey yapılmasa da batık zaten, sadece makyaj var, bu ülke tek bir iğne bile ithalat yapmadan aynı hızda ihracat yapsa bile 50 senede dış borcunu ödeyemez. İthalat yaptığı sürece bırak dış borcun ana parasını, günümüzde olduğu gibi dış borcumuzun faizi ödeyebilmek için bile daha yüksek faizli dış borç alırız. Bu ülke TRİLYON DOLAR civarında dış borca sahip ve her ay 100 liralık mal satıp 250 liralık mal ithal etmeye çalışıyoruz, sürekli açık veriyoruz ama bu açığı örtecek döviz girmiyor ülkeye. Daha ne kadar sade anlatılır bilemiyorum, her ay zarar eden bir esnafın ödeyeceğinden fazla borcu varsa ve o borcun faizini bile ödeyecek durumu yoksa sen o esnafa batmış der misin demez misin? Anla diye basit örneklerle konuyu uzatıyorum ama yapma artık lütfen, bazı şeyleri kabullenmesini bilmek lazım. Kaç yıldır cari açığı Körfez ülkelerine onu bunu satarak, şuna buna ortak ederek, borç ve swap alarak ayakta durmaya çalışıp finanse etmeye çalışıyoruz, kısacası yine bir örnekle bu ülkenin 10 tane kredi kartı var ve hepsine borçlu, asgarisini ödemek için diğer karttan nakit avans çekip son ödeme gününde başka kartın asgarisini ödüyor, hala mı göremiyorsunuz anlamıyorsunuz yoksa anlamak mı istemiyorsunuz? Ben anlamadım derseniz daha sade de açıklarım, rakamlarla da açıklarım hiç sorun değil.