Fikirlerinize katılıyorum ancak burada yanılıyorsunuz.
İnsanlar gayet de keyfiyeten balık tutmaya gidiyorlar, bazıları orada pişirip yiyor, bazıları evine götürüyor

Hatta yakaladığı balığı geri bırakanlar bile var.
Ben de anlamlandıramıyorum ama bir şekilde bu eylemlerden müthiş haz duyuyorlar
hocam bunların hepsini konuyu açmadan farklı görüşlerde okudum ve düşündüm, muhakeme ettim.
Balık tutmada işin ihtiyaç kısmı o balığı yemektir. Ben tuttugu balığı bırakan adam görmedim daha açıkcası, varsa da çok nadirdir. Dediğiniz gibi ama yerinde ama evinde, yiyor o balığı. O anlamda büyükbaş ya da küçükbaş hayvan tüketiminden bir farkı yok bence. Mındar edeceği balığı tutan adam hakkında da iyi düşünmem ben. İşin keyifli kısmı ise denizi, temiz havası, bir iki bişiler içmesi vs.dir.
Balık tutan adam, dur lan 4-5 balık avlıyım da keyfim yerine gelsin, spor yapmış oluruz diye balık tutmuyor. Dediğim gibi orada bir et ihtiyacı var, keyfi olan kısmı ise denizi, güneşi, içmesi, muhabbetidir.
Bana göre farklı olan kısmı daha iyi anlatmak adına başka örnek vereyim :
Birisi gidip ihtiyacı olmadıgı halde tonla balık tutup, sonra bunları kedilere vereyim ya doğal denge zaten derse ona da karşıyım. İnsanın silah ya da aletle keyfi uyguladığı birşey doğal denge olamaz. Doğayı kendisine bıraksan dengesini kurar zaten.