FriendOfGhost adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
biraz da moral bozalım... alınma gücenme lütfen. 30 sene kendi yezılım şirketini çalıştırmış 56 yaşında bir programcı olarak yazıyorum bunları...

eskiden yazılım konusundaki toplantılar microsoftta olurdu. akşama pastalar, yemekler, tekne kiralardı ms... sonra kurabiye bile vermez oldular. artık yazılım konusunda böyle şeyler varmı bilemiyorum, onlarca sene önce bitmişti...

kod yazma işi "eğer iyi bir iş bulabilirsen" cazip gelmekle birlikte aslında seni öldüren bir iş. bir defa antisosyal bir iş. sen çevre edinmekten ve iş ilişkileri kurmaktan alıkoyuyor. ayrıca alt düzey bir iş. yanlış anlama, bilgi zeka falan gerektiriyor ama herkesten uzakta, kapalı bir ortamda yaptığın, kimsenin nasıl yaptığınlar, neler çektiğinle veya o kodu yazabilmek için neler bildiğinle ilgilenmediği bir iş... yöneticiler, satıcılar, pazarlamacılar her gün lay lay lom yapıp, samimiyetlerini arttırıp yeni insanlar tanıyıp yeni iş fırsatları yakalarken yazılımcı klavye başında ömrünü tüketiyor.

sen o kadar çalışıp didinip oraya bir program çıkartıyorsun, adamlar senn programınla koca fabrika çalıştırıp milyonları götürüyor ama sen arkalarından bakakalıyorsun. kendi kendine büyük bir iş başardığını bir projeye daha imza attığını söyüyorsun, buna inanıyorsun, doğrudur da aslında ama hayat böyle işlemiyor. inan bu kalvyenin iki tarafında da oturdum. hem tasarladım hem yazdım hem yazdırdım... hem de yazılım projesi veren kişi oldum... çok ama çok üzüleceksin şimdi bu diyeceklerime ama.... bir yönetici açısından yazılımcının hiçbir önemi yoktur.... adını bilmez, masası nerededir bilmez, doğumgününü kutlamak aklına bile gelmez. yönetici ve işletme katı için yazılım ekibi birşeyleri yapan insanlardan ibarettir. biri gelir biri gider. hiçbiri vazgeçilmez değilbir. bir pazarlamacı şirketten ayrılmak istediğinde saşışlarına bakarlar, seviyorlarsa, ve hatta sadece seviyorlarlarsa, başarısız bile olsa araba verirler, zam yaparlar, pirim verirler... yazılımcılara vermezler... biri giderse diğeri gelir... evet tabii, bu ekiplere de birşeyler verilir, gözleri boyanır, boyanır ki o klavyenin başında oturmaya devam etsinler ama.... ama şirketteki diğer çalışanlar neler neler alır onu kimse bilmez...

bu iş iyice sarpa sardı... son dönemlerde borsa robotlarına merak saldım... tradingview diye bir site var, pinescript isminde bir yazılım dili kullanıyor. metatrader diye bir forex platformu var. o da python ile programlanabiliyor. ben iki dili de bilmem.... her ikisine de istediğim analizi yaptırabilecek kodu yazmam bir haftadan kısa sürdü. hatta böyle abidik gubidik işler de yaptırmak durumunda kaldım, grafik çizdirmek, borsalara emir göndermek, emir gitmiş mi, işlem olmuş mu kontrol etmek, anlık olaak fiyatları kontrol etmek cart curt şu bu... nasıl ? chatgpt, bard, şu bu...

bu kodlama olayı kısa süreli para kazandırıyor gibi görünse de size uzun sürede kaybettirecek. bunca senedir yazılım şindeyim kod yazmanın hiç bu kdara kolay hızlı ve otomatik yapıldığı bir hayalim bile olmamıştı. herçeyden önce kod yazma işi süreli bir iş. bunu unutmayın. elli yaşında kod yazmak istemezsiniz. kimse o kodu size yazdırmaz, zaten gözünüz de ekranı görmez. ama o zamana kadar illaki bir fırsat çıkar karşıma da demeyin çünkü makina başında oturuyorsunuz, fırsatlar dışarıda, sokakta, insan ilişkileri olmadan yakalayamazsınız o fırsatları... uzun seneler sonra tek başınıza ekraba bakıp kaçan fırsatalara üzülmeyin.

para öyle birşey ki kazanmazsan olmuyor. ama kazanıp da harcamazsan yine olmuyor. sana bir fayda getirmiyor. harcamak için insan tanımak lazım. iyi bağlantıları olan başarılı elinde iş imkanları tutan, diğer iş imkanı olan insanları da tanıyan... networking yani... ama o insanlarla biraraya gelemiyorsun, şirket toplantılarında bile... kimse yüzünü tanımıyor, kimse sesini bilmiyor... belki sadece bir dahili numaradan ibaretsin. "o gözlüklü çocuk", "o akıllı bilgisayarcı"... kimse sana bir şirketin yönetiminde yer vermeyecek, kimse yaptığın işin karşılığında sana şirket hissesi vermeyecek....

ben şanslıydım... benim dönemimde yazılım işi çok önemliydi... genel müdürlüklere kadar yükseldim. gidip gelmediğim ülke kalmadı. o zamanları sağlam kazandıran işlerindendi... araba almaya gitmez, telefon eder ayağıma getirdimdim arabayı... hava atmak için söylemiyorum, lütfen yanlış anlaşılmasın, her sektörün bir altın devri var... ben üniversiteye girerken endüstri mühendisliği önemliydi mesela... devir değişiyor, siz gençler benden farklı bir dönemde yaşıyorsunuz, çok şanssız bir döneme denk geldiniz. vede çok şanssız bir coğrafyada doğdunuz...

size söyleyebileceğim tekbirşey bar...

parayı takip edin. paranın olduğu alanlarda program yazın, paranın döndüğü şirketlerde çalışın, parası olan insanlara bedavaya gerekirse cebinizden para vererek iş yapın, onlara yakın olun... unutmayın ki bir söz var, "çevrenizdeki 5 kişinin ortalamasısınız" diye...

on sene sonraya bakın... bilmiyorum belki bu forumdaki arkadaşlar bir araya gelip kafa patlatıp hayata söylensin vıdıklansın, bilmiyorum. gelecekte ne olacak, ne gerekecek ona bakın... elektronik ve yazılımı birleştirmek mesela... aklıma birşey gelse inanın yazarım... ama web sitesi, kodlama.... bunlar kısa süreli geçici çözümler. yara bandı gibi. hayatınıza bir katkıda bulunmayacak. tabiiki belirli çevrelerde size karşı hayranlık oluşturacaktır ama dikkat edin... kendi egonuzu tatmin ederken hayatın gerçeklerini ıskalamayın....

yeterince moral bozdum mu...

tamam... atış serbest....

Tecrübelerinizi ve düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim. Hayatımı sürdürebilmem ve kendimi geliştirebilmem için sonuçta bir şeyler yapmam gerekiyor. Her şey para değil buna hemfikirim.