Tam teşekküllü 90'lar çocukları burada mı?
5'de kaç yaptınız?
- Bozulan ateri kasetini yalamak suretiyle tamir etmek
- Meyve suyu kutusunu şişirip patlatmak
- Cipsi almadan içinde taso / kart var mı diye yoklamak
- İsim şehir oynamak
- Kames topla maç yapmak
- Misket oynamak
- Sinek ilaci arabasının dumanında koşmak
- Parmak derisinden igne gecirmek
- Çağın sosyal medyasi Teletexte takılmak
- .. oynayan kaleye mum diksin ile mahalle çocuklarını oyuna davet etmek
10/10 yaptım
10'da 10 isabet, hatta bunların detayları da var, dün gibi hatırlarım
1. Atari takılınca kasedi çıkarıp kasetin RAM parçası gibi olan atariye girdiği kısmı üfleyerek tozunu temizlerdik, yalamak biraz absürd olurdu, ya da başka şeyden mi bahsediyorsunuz bilemedim. Hatta, bende Captain Tsubasa oyunu vardı, mahalleden arakdaşlar bir gün kasedi alıp kendi atarilerinde oynamak için benimle iyi geçinirlerdi.
Hatta, tetris ve sanal bebek vardı o zamanlarda, fakat benim favorim her zaman Atari oldu Tsubasa oyununda dolayı.
3. Bakkalcı cipsleri eziyoruz diye her seferinde bize kızardı ama asla engellemezdi bizi
5. Biz küçükken Kames topla oynardık, mahalledeki büyük abiler Mikasa top ile oynardı, ben de oynamak için can atardım ama oynatmazlardı. Sonra, abimin Mikasa topunu bir gün gizlice alıp oynamak istedim ve topu vurmamla beraber neden izin vermediklerini anlamıştım, ayağım 3 gün ağrımıştı

Belki 90'larda değil ama sonra Cola Turka topu vardı eşantiyon olarak dağıtılan, en ideali o top oldu
6. Misket'in yanında Taso ve Popil (Futbolcu kartları) ile oynamak her gün yapılan vazgeçilmez aktivitelerdendi
Ekstra olarak Dokuz Aylık, Kapuska, İstop, Ortada S*çan (Yakar top) gibi topla oynanan ve Zımba dediğimiz, sonraları Simit diye adlandırılan insanlık dışı bir oyun vardı
Kız Kaçıran, Çatapat, Mantar Tabanca, Torpil, Füze gibi ekşınlı şeyler Bayramların vazgeçilmeziydi bizim için, harçlıklar hep bunlara giderdi. Şişeleri, tuğlaları az parçalamadık.
Dikdörtgen bir tahtayı futbol sahası olarak kullanır, üstüne çivileri futbolcu olarak çakardık, en küçük para olan 5 kuruşa fiske vurarak günümüzdeki modern anlamda Langırt oyununun 90'lar versiyonunu yapardık kendimizce. Hatta, orta saha çizgisi, ceza sahası ve korner çizgilerini bile cetvel kullanarak çizerdim
Tüplü televizyonda ilk başta kumanda yoktu, televizyonun üstünde ''önceki kanal, sonraki kanal, sesi aç, sesi kıs'' butonlarından vardı ufacık, toplam 4 tane.
Ailecek kanal değişeceği ya da sesin ayarlanacağı zaman, ödev bile yapıyor olsan benim kaldırırlar o tuşlara basarak kumanda işlevi gördürürlerdi bana
Sonra, gazeteler ve kupon biriktirme. Yahu neler almıştım zamanında kupon biriktirerek, ansiklopedi seti ilk aldığım şeydi, hiç unutmam 60 kupondu.
İngilizce Eğitim CD Seti, 100 Temel Eser, Dünya Atlası, kapaklı ve elektronik hesap makinesi, tr-eng çeviri yapan ama başka bir sürü işlevi olan bir şey de vardı adını unuttum
Soba üstüne tükürerek ve kolonya dökerek cızırdamasını izlemek, pişen kestaneyi yemek, kapanış olarak da akşamları yenen mandalina ve portakal kabuklarını sobanın üstüne koyarak ev yapımı oda kokusu yaparak o mis gibi kokuyla uykuya yatardım.
Daha neler neler, tv'de izlediğimiz çizgi filmler, programlar, diziler v.s... Power Rangers, Teletabiler, He-Man, Şirinler, Şahane Pazar, Televole v.s daha aklıma gelmeyen onlarca izlenen program... ve son olarak Gece yarısı, İstiklal Marşımız ile TRT'nin kapanışı
Hey gidi günler bee...