Hocam niye anlamıyorsun ki ? Büyük balığı yiyen daha fazla ağır metala mikroba maruz kalsa ortada sağ insan kalmaz. Bahsettiğimiz hayvan kendi içinde adet olan, denizin pisliği kiri mikrooranizmalar ile beslenen bir varlık. Onun yaratılış amacında bu var. Hala daha neye inat edip dinle ilgisi yok diyosun anlamıyorum. Dünya üzerinde herşeyin dinle ilgisi vardır. Çünkü bu dünyayı yaratan da dinini gönderen de aynı yaratıcıdır anlatabildim mi ?
Bak hocam midye ile ilgili tek bir satır bir şey okumamışsın.
Dinci soytarıların uydurduğu kendi içinde adet oluyor denilen masalını duymuşsun.
Midyeler adet falan olmazlar. Omurgasız hayvanlarda adet diye bir şey yoktur bu uydurmadır.
Büyük balık yiyenler daha faza ölmüyorlar da midye yiyenler her gün can mı veriyor?
Dip balıklarında da ağır metal var, kabuklularda da ağır metal var.
Bu ağır metal insanda birikerek insanı hasta eder bir gün de ölüme götürmez.
Balıkların tümü aynı denizde ve aynı bu midye giibi deniz suyunu süzerler.
Ve dipte çok zaman geçiren ya da daha uzun yaşayan daha fazla büyüyen balıklarda daha fazla ağır metal biriktirir.
İyi pişirilmeyen her ette de mikrop ve parazit bulunabilir buna koyun keçi dana eti de dahildir.
Bu konudaki virüsün ise midye ile uzaktan yakından alakası yok, midyenin pişirilmesi hazırlanması sırasında bulaşmış bir virüs.
Bu virüsün midyenin kendisi ile hiç bir alakası yok.
Tavuk restoranında ya da çorbacıda da bu virüsü kapabilirsin.
Midyede insanı zehirleyecek zararlı maddeler civa kurşun gibi ağır metallerdir.
Bu ağır metaller de midyenin kendisinden değil doğayı kirleten insanlardan kaynaklanır.
Yoksa 1500 seme önce midyelerin fıtratında civa ve kurşun yoktu.