7 yaşında Ramazan ayında birkaç yüz metre arkadaki fırından pide alıp komşu fırının önünde satmıştım. El arabası 125 pide alıyordu, komşu fırın pide çıkarmıyordu ve önlerinde bana yer vermişlerdi... Komşuluk işte. O zaman ilk ticaretimi yapmıştım. Daha sonra aynı yaşlarda dükkanda yaptığımız ayranı poşetlere koyup, birer pipet ilavesiyle ağzını bağlayarak dolaşıp satmayı denemiştim. Birkaç taneden fazla satılmadığı için devam etmedim. Aynı yaşlarda dükkanda tek başıma kalıp satış yapıyordum. 11 yaşında babamın vefatıyla birlikte semt pazarına çıkıp mendil, havlu, kırtasiye gibi çeşitli şeyler satarak ev geçindirecek noktaya gelmiştim. 12-13 yaşlarında o zaman popüler olan fotoğraf albümlerini dolaşarak satmaya başlamıştım, çok ağırdılar... İki elde 7-8 tane anca taşınabiliyordu. 13-14 yaşlarında bir ara keboy diye bir şey buldum, keçi boynuzu tozu. 3'ü bir aradalar gibi şase paketlerde satılıyordu; sıcak suya karıştırıp içiyorsun. Bir spor malzeme çantası kadar doldurup İzmir Fuarında gezinti yollarında satıyordum. Hepsi babamın hiç ihtiyaç yokken verdiği destekle 7-8 yaşlarında alışverişi öğretmesi sebebiyle mümkün oldu. Allah gani gani rahmet eylesin. O yaşlardan beri çalışıyorum, yaş oldu 50.