Evet fakat bu kabilecilik artık Popülizm halkçılık arasında hiçbir fark kalmadı diyebiliriz, Artık popülizm Tribalizmin irice kitlelerce ortaya konulan tezahürüyken, Şimdi topyekün bir kabilecilik hakim milyonlarca insanda.
Fakat bu illa milliyet ile sınırlı değil, Misal hayvan sevici Animal Lover gruplar var, Misal LGBT gruplar var.
Sayısız gruba sayısız çeşide ayrılıyor maalesef.
Zaten en büyük sorunda bu, farklılıklar zenginliğimiz değil fakirliğimiz maalesef.
Çünkü her grup birbirine sürekli böyle bozukluklar yapıyor sürekli tansiyon tavan, sürekli bir kemikleşme konsalidasyon, ve sürekli infialler boşalmalar yaşanıyor toplumda.
Ve insanlar sürekli dürtüleri tavan, sürekli sosyal tansiyon zirvede, ve sürekli tedirginler kendilerini de tehdit altında hissediyorlar, ve sürekli bir gruba aidiyet duymak zorunda kalıyorlar.
Bu süreğenlik kısır döngü gibi şişirtiyor şişirtiyor ve patladı patlayacak, toplumsal hayatta herkese hayat zehir oluveriyor.
Ve bu tedirginlik bu tehdit altında hissetmeler, bir gruba aidiyeti bir gruba koşulsuz itaati, otoritelere mutlak itaati, otorite figürlere mutlak itaati bunlara eğilim sağlıyor.
Milgram'ın Otorite deneyi gibi!
Sadistten insanlar sürüsü yaratıyoruz maalesef.
Töbe bismillah insansı sürüleri diyebiliriz, insanda diyemeyeceğimiz.
Bir Tişört renginden bir oyuncudan bir futbolcudan dahi bu sosyal kimliklenme oluyor maalesef.
Bu kabilecilik bize primat atalarımızdan kalan bir iç güdüsel davranış diye nitelendiyorum ben hocam çünkü yırtıcılara karşı gruplaşmamız o zamanlarda bizi hayatta tutmuş ne zaman ki bilime yönelmişiz ne bilimi işte ateşi bulmuşuz onu kendi menfaatlerimiz için kullanmaya başlamışız elementleri keşfetmişiz demirden silahlar zırh yapmaya başlamışız vs vs yani ne zaman bilimi kullansak hep çağ atlamışız ben zaten kimyaya bilimin babası derim yani hocam dediğinizde haklısınız gruplaşma ama bu mesele fark etmeden bizdede var mesela ben bilim konuşulan bir yer varsa dayanamam kapıyı kırar girerim noluyor bilim konuşanlarda kendi içlerindede bir kabilecilik oluşturmaya başlıyor yani bu kabilecilik sanki bizim hayatta kalma mekanizmamız olmuş.