Bu şekilde bir etkisinin olması kelime haznenizin ve dili kullanma becerinizin gelişmesinden kaynaklanıyor. Gündelik hayatta millet bir kaç yüz kelime anca kullanıyor diye duymuş olmalısınız. Aslında çok daha az kullanıyor millet.
Ve ayrıca Türkçe yapısal sondan eklemeli bir dil, bu yüzden okudukça yazdıkça ister istemez dili daha etkin kullanıyorsunuz.
Bu yüzdende insanlar sizin yazdıklarınızı söylediklerinizi bir kaç yüz kelime ile anca tartabildikleri için otomatikman şu oluyor maalesef.
İdrak-i meali bu küçük akla gerekmez zira bu terazi bu sıkleti çekmez. Aslında bu söz tamda bunu anlatıyor sizin söylediklerinizi.
Yani Cehalet aynı zamanda dili sınırlıyor insanların anlama becerilerini ve hatta iletişim becerilerini tamamen sınırlıyor neredeyse.
Bir de Arapça ve Farsça etkisi var. Dilin kendi doğal filolojik gelişiminden apayrı bir mantıkla karşılaştığımız için.
Öngörüsü olmuyor, insan kullanamıyor. Bunu en güzel örneğin Türkçenin lehçelerinden anlayabilirsiniz. Neden Türki Cumhuriyetlerdeki Türk kardeşlerimizle pek anlaşamayız, bu yüzden.
Sizi anlayabiliyorum hocam, bir ara kendimi inanılmaz felsefe kitaplarına kaptirmistim ben de. Yazım tarzınızı buna bağlıyorum. Çünkü o kitapları okuduktan sonra aşırı devrik, uzun zincirleme tamlamali, karmaşık cumleler kurmaya başlıyor insan cidden. Sonra ne yazdığımı ben bile anlamiyorum, o konuda eleştiriyorlar sizi de sanırım. Bende de bu uzun yazma, bir yerden bir yere atlama, sonra onları bağlama falan şeyler var.