Küçük yaşlarda nereden geldi bilmiyorum istihbarat konusunda içimde bir merak vardı. Tarih devlet okültizm vs derken yıllar içinde birbirine bağlı alanlarda merakım gelişti. Kendimi geliştirmedim okuyup öğrenemedim ama öğrendiğim kadarı özet olarak bana yetti.

Geçen onca yıl once bilgi ve tecrübe sonunda son kararımı verdim. Ayrı bir keyif verdiği için hobi olarak ilgilenmeye devam edeceğim. Ancak en önemli meselenin kendi gö*tünü kurtarmak olduğuna kanaat getirdim. Gerisi boş iş. Sanat felsefe bilim tarih kültür bunların insan zombi sürüsü içinde pek de değeri yok.
Cahik bağnaz ilkel vahşi insan zombileri hayatı boyunca her yerde her zaman kazanıyor, hep mutlu oluyor. Bizler ise kuruntularımız içinde boğulup hayatı ıskalıyoruz.

***

Hayatta en güzel şey boğaz kenarında çıplak ayaklarını denize sokup çayını içmek, çayın içine bisküvi batırmaktır.

"Sen yaşlı mısın bisküviyi çaya batırıyorsun" diyen aptal ahmak cahil insanlardan bıktım. Mesele bisküvinin yumuşaması değil. Bisküvinin lezzeti değişiyor. 60-70 yaşına gelmiş bir ayağı çukurda mezar için gün sayan insanlar bisküviden bile anlamadıkları halde bizim hayatımızı zehir etmek için kendilerinde bir hak olduğunu zannediyorlar.

***
Sonuç olarak hayat gerçekten renk katan güzellik katan şeylerle sadece hobi olarak ilgilenmek gerekiyor. Zombisürüsü içinde yaşadığımızı unutmamak, onların saldırılarından korunmak için onlardan biriymiş gibi davranmak gerekiyor.

iyi akşamlar.