Her yerde insan görmekten nefret ediyorum cidden, hele toplu halde bulundukları, kalabalık ortamlarda sürekli bir yerlerde insan suratları görmek beni tiksindiriyor. Çok konuşuyorlar, çok kof konuşuyorlar. Hepsinin anlatacak bir derdi var illa ki, kendi cozemedikleri dertlerini yine hiçbir vasfı olmayan insanlara anlatıyorlar, cozebileceklerinden de değil sırf acizliginden, anlatma ihtiyacı duydugundan. O an sadece onun rahatlığını yaşamak istiyor, çözüm değil, rahatlamak istiyorlar yalnızca. İnsanlar çok fazla bir seylerini, birilerine anlatıyorlar. Karşısındaki de "he" "öyle mıymış" falan diye gecistirip dursa dahi o anlatmaya devam ediyor. Çünkü kendi icindekileri dökmeye o kadar odaklanmış ki karısisinda artık kimi bulduysa, bir primat bile olsa karşısındaki kendi kakasını koklayan, ona bile derin anlamlar yukluyebiliyor "beni dinledi" falan diye. Hayır canım sen o insanın umurumda degilsin, kendi duygusal boşluğun ve iç rahatlaman yüzünden, kendi zayıflığın yüzünden karşındaki en basit insana dahi derin anlamlar yukleyebilen birisin. Gözün çünkü karşındakini görmüyor o sırada. Seni "dinlediğini sandığın" kim olursa olsun ona içinde ne var ne yoksa anlatman bu anlamı yükleyen şey. Bak işte anlattım beni dinledi sanıyorsun ama karşındakine bir an bile durup bakmadın ki, sadece kendine odaklandigin için böyle sanıyorsun ve zayifsin. Sürekli seni hayatta bir daha görmeyecek, umurunda dahi olmayacagi insanlara karşı derdini cozemeyip herkese her şeye anlatan insanlae zayıf insanlar.
İnsanlar senin anlattigin hikayeyi dinliyorsa da yalnızca "bana anlatacak bir şey çıktı" diyip hayatını ilginclestirme keyfinden dolayı canım.

Herkes böyle değildir ama 2 gün tanıyıp da kanıya vardiginiz çoğu insanlar böyledir emin olabilirsiniz. Ya bir gün bunu sana karşı kullanırlar, ya da anlatacak Ilgınc bir hikayesi olmustur arkadaşlarına karsi. Sense o garibim içinde tutamadigin o derdi, insanlara anlatmaya muhtaciyetinle anca başkalarının sohbetlerine meze olmakla kalacaksın. O yüzden kime neyi anlatacaginizi iyi seçip, siz siz olun asla insanlara muhtaç olmayın, şefkat ve ilgi arsizi olmayın, 2 günlük insanlardan böyle şeyler beklemeyin sizi anladiklarini sanıp, onlara da derin anlamlar yüklemeyin. Yalnızca çok yakın olduklarinizla paylaşın bir şeyleri de cozemiyorsaniz. Çünkü insan zaten böyledir, normali böyledir değil mi? Uzun zamandır birlikte olduğun gerçekten seni onemsedigini hissettigin kişiye derdini anlatırsın değil mi? Onu taniyorsundur ve sonuçta ne yapacağını ve neleri asla yapmayacağını bilirsin. Seni gerçekten onemsedigini, seni dinlediğini ve senin hikayeni de asla kullanmayacagini bilirsin ve seni onemsedigi için de sana yardımcı olabileceğini düşündüğün için bunu anlatırsın. Normal olan budur yani. Ama 2 gün tanidigin insana bir şey anlatiyorsan, sırf kendini rahatlatmak için, zayıf olduğun için, muhtaç olduğun içindir. O sırada yanında kim varsa onun sahte olsa bile ilgisine ve şefkatine ihtiyacin olduğu içindir asla bir şeyleri çözmek için değil. Sonra da gerisini boşver zaten böyle ortamlarda hikayen dolasiiiir duuuruur insanlar arasında.
İnsanların başkaları hakkında konuştukları şeyleri duysaniz inanamazsiniz. "Ay şunun da şöyle bir derdi varmış, derdini s... Ahaha kız

" falan diye toplanıp yuzsuzce birbirlerine takındıkları o maskeleri çıkarmaları, nasıl başkalarının hikayelerini kendilerine meze etmeleri, genelde kadınlar yapıyor bunu. Böyle ortamlarda, sohbetlerde, dedikodu ve konuşulan tek şey yine "insan" oluyor tabii. Çünkü anca bu seviyedeler bu kalabalık ortamlara toplu gruplar. Şöyle bir yanından geçerken bir duyuyorsunuzdur her toplu oturulan masada "insan" ozellikle de orda olmayan insanlar konuşuluyor. Böyle ortamlar icerisindeyseniz kaçın zaten. Bir yerde insan dışında bir şey konusulmuyorsa orası son derece kalitesizidir. Ve asla ve asla... Böyle ezik insanların sohbetlerine konu olacak malzemeyi vermeyin 2 gün tanıdığınız insanlara.
Toplu yaşamayı, kalabalık olmayı çok seviyorlar, bireyselligin gitgide azaldığını hissesediyorum, insan insansız yapamıyor. Bu yüzden kendine zaman ayiramiyor, hayatı geçip gidiyor yalnızca oradan oraya gidebilmek, birileriyle toplanıp oturabilmek için para biriktirerek.
Her yer çok kalabalık geliyor, insanlar nasıl bu kadar kişiye katlanabiliyorlar? Nasıl bu kadar fazla insanı onemseyebiliyorlae aynı derece? Böyle bir şey olabilir mi. Her şey aşırı samimiyetsiz.
Bir insanın 50 tane arkadaşı var, 50 sine de aynı derece samimiyetsiz. İster istemez tanıklık ettigim tüm konuşmalar toplumun ve insan ilişkilerinin ne kadar yozlaşmış ve samimiyetsiz olduğunu gosteriyor. Bunun nedeni de büyük ihtimal insanların şu dönemde her şeyden fazla fazla sahip olma isteğinden dolayı olduğunu düşünüyorum.
Fight Club felsefesi gibi, mutlu olmak için bir şeyler alıyorlar sürekli, yeni Iphonelar, yeni ayakkabilar, yeni cantalar, hiçbir şeyin özelliği ve değeri yokmuş gibi... İnsanlar birbirleribe karşı da aynı davranışı sergiliyorlar, hayatlarına da mutlu olmak için yeni insanlar alıyorlar. Sonra o eşyalarin hepsi kullanılmayan bir yığın haline geliyor, aynı durum insan yığını için de geçerli. Herkesin birbirini kullanmak için bir sebebi var ve artık ise yaramayanlar bir yigina dönüşüyor hayatta, çöpe de atamiyorsun. Herkes birilerinin yığını aslında farkında değil, yalnızca o insanları kullanıp yığın haline getirdiğini sanıyor ama kendisi kullanılıp bir baskasinin yığınından bir parça.
Artık mutluluk tüketilebilir bir şey olmuş. Mutlu olunmuyor, mutluluk alınıyor ve daha sonra yeni mutluluklar alınıyor. Küçükken bir Ateriye sahip olup yıllar boyunca ona sahip olduğu için mutlu olabilen masum çocuklar değiliz artık. Bir mouse a dahi buyuk anlamlar yüklerdim ben, ona sahip olmaktan mutlu olurdum. Ama artık sahip olmaktan değil, satın almaktan, almaktan ve tüketmekten mutlu oluyoruz. Mutluluk tüketilebilen bir şey olmamaliydi, satın alınan, tüketilen ucuz bir şey artık. Gunumuzde o kadar fazla anlam degersizlestirildi ki, hiçbir şeyin de değeri kalmadı.
İnsanlar aşırı samimiyetsiz ve hep birbirleri arkasından konuşup, birbirlerine gulen, hep birilerine ihtiyaç duyan, sadece ihtiyacını karşılamaya yönelik zavallı bir varlık. Şu anki toplum böyle maalesef.
Çok konuşuyorlar, çok toplanıyorlar, çok dedikodu yapıyorlar. Keşke bunlara ayrılan boşa zaman yerine biraz da yalnız kalabilseler bireysel kimlik kazanabilseler. Saç stilinden, konuşma tarzına, hayat görüşü, her şey ama her şey aynı neredeyse. Yalnızlık değerini yitirdi, aslında daha değerli oldu ama toplum nezdinde kötü gozukuyor. Disariya bir çıkın 20 tane erkek oturuyorsa hepsinin saçları yandan kazili, aynı, giydikleri aynı, hareketleri aynı, dinledikleri şeyler de aynı.
Kekolae ve aşkolar görmekten midesi bulanan da bir ben olamam zaten imkansız. Ama öyle bir mainstream haline geldi ki bu artık... Sosyal medya yokken bir şey popüler olduğunda sadece popüler oluyordu, ama şimdi sosyal medyadan dolayı her şey her yerde paylasilip inanilmaz etkileşimler alındığı için bir şeylerin modası asla geçmiyor insanlar tamamen modaya adapte bir şekilde yaşıyor artık. Bir standartlari, hayat kaliteleri, hiçbir şeyleri yok.
Bu da böyle boş bir konu olarak kalsın. :d