Olmuş ya da olacak olanla çok ilgili değilim. Dün tarih oldu, yarın ise bir bilmece misali... Ben sadece bu konuda yanılmadığımı görmek istiyorum. Tarafların beyanı esas alınacak diye bir durum yok. Ben kafamda kimseye bir zarar vermedim, kimseye kötülük etmedim. Bu durumda ben burada zararlı taraf mı olmuş oluyorum; bana göre hayır! Ben yanlış yapmış olsaydım benden sonra işten çıkanların aynı sorunu benimkiyle eşdeğer olmazdı. Onay ya da takdir değil derdim lakin önce konuyu bir irdeleyin ve anlayın istiyorum sadece. Az önce manav ve yazar olayını ele aldınız peki burada ben manav mıyım ki bu suçlamada ben haksız taraf olayım? Ek olarak şunu da belireyim: ben işten çıktıktan 6-7 ay sonra müdür biraz pişman olduğunu belirterek beni bir kaç defa sormuş ve böyle olmasaydı gibi şeyler belirtmiş.
Selam olsun,
Bir konu açmışsınız ve fikrimizi soruyorsunuz.
Üşenmemiş okumuş ve okuduklarıma göre kendi fikrimi yazmışım.
Cevabımı beğenmeyebilirsiniz ama yön vermeye çalışmayın derim zira istikametimi ben kendim belirleyebilirim.
Sizin olayda sıkıntı şu; yaşanan bir olayda olayın tarafı olan kişinin objektif olması söz konusu değildir. Devamlı suretle haklılığınız, hatasızlığınız, karşı tarafın hataları vs. sağlıklı bir bakış açısı değildir diye naçizane iyi niyetle vakit ayırıp uyarıda bulunuyorum.
Siz istediğinizi düşünebilirsiniz şuan bile iyi niyetle ileride bir gün yine aynı sorunları yaşamayın istediğim için size yaşadığınız sorunlarda karşı tarafı suçlamak yerine kendi hatalarınıza odaklanmanızı öneriyorum zira karşı tarafı düzeltmek ne haddimizdir ne yapabileceğimiz bir şeydir. Bizim yapabileceğimiz şey kendimizin böyle bir durumda bir daha kalmaması için kendimizle ilgili muhasebedir. Bunu objektif olarak yapmamız zor olacağından böyle yazan kişilere irdeleyin, anlayın gibi tarzda yaklaşmak size bir şey katmaz. Okuduğumu idrak edebiliyorumdur herhalde.
İlk cevabımı bir kez daha okursanız sizin yaşadığınız olaydan ziyade adalet, eşitlik ve kendimizi sorgulama ile olduğunu görebilirsiniz.