Yanlış bilmiyorsam olayın mantığı basit olarak şöyle; diyelim ki un ve şeker satıcısı arasında bir borçlanma durumu söz konusu olsun. Şeker satıcısı, un satıcısından 5 kilo un alacağını ancak ödemeyi elinde olunca şeker olarak yapacağını söylesin. Borç alınan zamansa şeker ve unun değeri aynı olsun. Aynı zamamda bu işi küçük ve dışarıya kapalı bir köyde gerçekleştirsimler diyelim. Tam 1 sene sonra şekerci borcunu ödemeye kalktığında bir de ne görsün? Köydeki diğer halk bu süreçte fazlaca börek, çörek yapıp yemiş keyfine keyif katmış. 5 kg Unun değeri az olduğundan dolayı 10 kg şekere eş değer olmuş. Bu süreçte un borç veren kişi diğerlerine göre daha az börek çörek yemek durumunda kalmış ve 1 senelik bu bekleyişin karşılığında iki kayı ağırlığında şeker ile karşılığını almış. Bu durum helal oluyor yanlış anlamadıysam.
Bir de diğer türlü inceleyelim. Olayı da aynı şartlarda başlatalım. Ancak bu sefer köy halkının un tüketimi normal olsun ve kg değerleir eşit olarak devam etsin. Ancak borç veren kişi yine de elindeki 5 kg undan oluyor. Börekler, çörekler yapıp yiyemiyor 1 sene boyunca. Hatta karşılığında şeker alamadığından 1 sene boyunca tatlı falan da yapamıyor. 1 sene sonra borç verdiği kişiye ben bu süreçte sana unumdan verdim ve kendi evimin bağazından kestim. Sırf sen aç kalma diye. Bu yüzden bana değerleri aynı olsa bile beklediğim süre ve çektiğim sıkıntıların karşılığı olarak 10 kg şeker vermen gerekiyor. Bu durum faize giriyor ve haram olarak kabul ediliyor.
Buyrun yorum sizlerin...