SitePro adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Böyle bir gece veya gün yok. Şii fatimileri döneminde başlayan bize kadar gelen bir gelenek bu. Bu geceleri günleri ihya eden bir tane sahabe, tabiin veya mezhep âlimi yoktur. Ki büyük hadis âlimleri, Beyhakî olsun, ibn Hacer vb hadis alimleri de bu geceye özel dile getirilen hadislerin uydurma ve zayıf olduğunu söylüyor.

Rasûlullahın bize meşrû kılmadığı bir ibâdeti yaparak Allah Teâlâ yakınlaşmaya çalışmak, câiz değildir. İşte, Peygamberimizin bid'atlari yasaklamasından bu anlaşılır. Dolayısıyla bid'at; Allah Teâlâ'nın meşrû kılmadığı şeyle O'na yakınlaşmaya çalışmaktır.

Bunun içindir ki Hazreti Huzeyfe şöyle demiştir:

"Rasûlullahın yapmadıkları hiçbir ibadeti siz de yapmayın."

İmam Malik de buna benzer bir şekilde şöyle demiştir:

"O gün dîn olmayan şey, bugün de dîn olamaz."

Kimseyi eleştirme amacım yoktur. Sadece dinimizi iyi öğrenelim. Hazreti Ömer şöyle der: Dininizi öğrenmezseniz, yaşadığınızı din zannedersiniz.
ortada yeni bir ibadet şekli yok.
hadislere göre de peygamber efendimiz bu gece ümmeti için bol bol af dilemiş.
diyelim ki böyle bir hadis yok.
yine zararı olmaz.
bid'attan kasıt dine zararlı bid'atlardır.
kubbe, hoparlörden ezan okumak, kayıttan ezan okutmak gibi, bid'at (yenilik) olsa da dine zararı olmadığından, huşu ile bol bol ibadet edebilirsiniz.