Bildiğimiz dünya tarihi sanayi devrimi iel birlikte inanımaz bir değişime girdi. Bize bilimi ve teknolojiyi tanrılaştıracak kadar sevdirdiler ve yücelttiler. Biz bu değişim sarhoşluğu içinde hep yaşadığımız keyiflerden ve kolaylıklardan bahsediyoruz. yle ki, dini bile eleştirmek için bilimi referans alıyoruz. Bu apayrı bir konu burada detaya girmeyeyim.
Demem o ki, sanayi devrimi getirdiği birçok şeyle birlikte götürdükleri hiç de az değil. Bizler bu tüketim ve eğlence sarhoşluğu içinde yaşadığımı köleliğin farkında bile değiliz.
Doğadan kopuk, doğadan uzak, doğaya düşman bireyler haline geldik.
Beton ve asfalt çöplükleri içinde motropollerde sıkıştırılmış birer mahkum hayatı yaşıyoruz.
Tam da bu konuda forumda daha önceden benzer yorumlar yapmış, belki de birkaç konu açmışımdır. Ancak şu video beni bile derinden etkiledi.
Barış Özcanın 33 dakikalık videosu yüzümüze tokat gibi çarpıyor.
Yıllar önce yaşanmış bir bombacı hikayesi bize öyle çok şey anlatıyor ki...
Özgürlüğümüzün sitem tarafından nasıl kısıtlandığı, nasıl köleleştirildiğimiz öyle çarpıcı bir şekilde anlatılmış ki!... Kendimi çok başarılı bir film izliyormuş gibi hissettim.
https://www.youtube.com/watch?v=oYY2akKP2-0