Bir mali müşavir olarak dediğinize katılmıyorum. Ne demek sekretarya arkadaşım ? 3 yıl staj yapıyoruz binlerce sınava giriyoruz. Doktora gittiğinizde diyebiliyor musun reçeteyi sen yazma ben yazarım kendim diye.
İşini takip etmeyen birine denk gelmiş olabilirsin. Ama tüm mali müşavirler böyle diye genelleme yapamazsın. Adama bak ya.. Sen yüzlerce binlerce sınava gir. Yüzlerce binlerce sayfa kanun oku. Adam sekretarya işini yapıyor desin. Senin firman mini minicik bir firma olabilir. O yüzden ihtiyaç duymayabilirsin. Kanundaki bir kelime ile yüzbinlerce lira kara geçen şirketler var.
çok da minnacık değildik ama önemli değil. neticede bu kanunla mükellefe verilmiş bir hak diye biliyorum. "mükellefler kendi muhasebelerini tutamaz" gibi bir kanun veya kararname olmadığı sürece bu tanınmış bir haktır. mali müşavir konusundan bahsetmiyorum zaten, muhasebeci kavramından bahsediyorum. ben de tuttum muhasebeci işler büyüdüğünde. şirket içerisinde ikame etmek daha uygun gelmişti hatta. yapılan işe gelince... faturaları işlemek, ssk ve bağkur işlerini halletmek, öngörülen kar zarar ve kdv miktarlarını bildirmenin dışında bir fonksiyona ihtiyaç duymadık hiçbir zaman.
senelerse okuyup çalışılarak bu belgelere sahip olunduğunu biliyorum ancak bu yapılan işin içeriğini değiştirmiyor maalesef. overqualified olmak önemli değil, yapılan işin içeriği önemli. mesela duyduğum kadarı ile okumamış inşaat ustasının maaşı yüzbinlere dayandı. ben endüstri mühendisiyim mesela. yüksek lisans falan da var. ama bir fabrikaya girdiğimde yaptırılan iş sekreterlikse "ben okudum daha çok isterim" demem birşey ifade etmez. dediğim gibi işin tanımı önemli.
ha bu arada mali müşavire de ihtiyaç duyduk bir dönem. yurtdışında şirket açılması, para transferleri, vergilendirmeler, ihale işlerindeki vergi durumları, verginin yatırıma kullanılması.... ama diyorum ya o mali müşavir. o iş başka...
strandard bir ticaret veya yazılım işi yapan bir şirket bilgisayar programına fatura girmekten öteye gitmeyen bir iştir.
evet, belki de bizim ihtiyacımız olmadı. minnacık bir holding açtık Danimarkada neticede... hoş o fikir de mali müşavirden değil de benden çıkmıştı ya... neyse...
bu olay zaten muhasebe programı yazdıktan sonra ortaya çıktı. yazarken o işin dibine iniyor insan malum
tabiiki işinin hakkını veren muhasebeciler vardır, onlara dediğim birşey yok. mesela benim ilk mohasebecim bana "şu kadar kdv" çıktı dierdi ödemeye iki gün kala. o iş muhasebe değil. hiç değilse önceden haber verilecek ki şirket planlama yapsın. belki alınması gereken mallar var, onları bugün alsam kdv vermeyeceğim belki...
düşe kalka bulduk yaolumuzu çok şükür... ama dediğim gibi... kaç sene okunduğu, ne kadar emek sarfedildiği ve ne kadar ödeme alındığı değil, yapılan işin içeriği önemlidir. şirket sahibi olaya böyle bakar.