joseph34 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Size kısa bir hikaye anlatayım hocam. Babam Türkiye'nin eski gazinocularından ibrahim tatlısesler hakkı bulutları falan sahnesine çıkaran biri evde her sanatçının babamla fotoğrafı duruyordur. detaylara çok inmeden Adamın işleyen ilk mekanı sular altında kalıyor harap oluyor. 2. mekanı ortaklarıyla açıyor ve silahlı bir olayda gazino kapanıyor. 3. mekanı arsa sahiplerinin kavgası sonucu yine gidiyor. 4. mekan biraz uzun sürüyor iyi para yapıyor Anneme yüklü bir miktar döviz veriyor annem de bütün parayı zamanın ihlasına yatırıyor ve o meşhur olayda 10 tane ev parası çöp oluyor. Uzun süre iş güç yapmayıp sonunda bir mekan daha açıyor o mekanda yangın sonucu kül oluyor gidiyor. Annem yıllarca babama bu para haram para içki satıyorsun hep ondan bir şey sahibi olamıyoruz diyor babam da dank edip bundan sonra içkili iş yok diyip babasından kalan bir arsayı satarak bir manav market tarzı market kuruyor o da tam rayına oturuyor derken deprem de orayıda kaybediyor. Yıllarca gazinoculuk yapmış elemanlarını ev bark sahibi yapmış adam 55 yaşında 12 saat ayakta garsonluk yapmaya başladı. Hiç gocunmadı tabi üstelik ev sancaktepedeyken bu adam hergün maltepeye gidip geliyordu en az 3 saat yolda geçiyordu 15 saat ayakta. Velhasıl 14 yaşından beri çalışan adam ne yapsa tutunamadı neyse ki biz bir şeylere az çok sahip oldukta bir ev bark aldık biraz rahatlattık. Bunları ilk kez bir yerde paylaşıyorum çünkü tam da bu meseleyi düşünüyordum. Demek istediğim hocam hayat bazen tahmin edilemez şekilde herşeyi elinizden alabiliyor ya da aşağı çekiyor ama sonuçta hayat devam ediyor. Babamın 55 yaşında garsonluk yaparak 3 üniversite öğrencisi okutması ve sonunda çocuklarının ona ev araba alması bana pes etmemeyi sabretmeyi öğretti.
Valla hocam 3 market manav tarzında dükkan da biz batırdık. Şimdi dördüncüyü devir ediyoruz.
Bende üniversiteden mezun olduğum bölüm üzerine maaşlı eleman olacağım.
Bazı çiçekler bazı topraklarda olmuyor ama belki çiçekte sorun vardır diyoruz.