Birileri Devlet eliyle Kuran dağıtılmalı derken başka biri Diyanet'den bahsetmiş, öncelikle bu ülkenin Laik bir ülke olduğunu ve tek bir dinin amaçları için " Devlet eliyle " bir şey yapılamayacağını belirtelim. Vergiler yeterince boş işlere harcanıyor zaten, bunu Devlet yapamaz. Aynı sebeplerden dolayı bunu Diyanet'de yapamaz, zaten mantıklı hiç kimsenin böyle de bir talebi olmaması gerekir. Bu Diyanet'in işi değildir. Elin Hristiyanı kutsalkitaporg diye bir domain kayıt eder, dini için bağış yapacak gönüllüler bulur ve finansman sağlar, bu Diyanet kelimesini kullanan uyanık şahıslar acaba ülkemizde veya başka ülkelerde dağıtılan İncilleri Papalık, din işleri veya kiliseler kendi bünyelerinde mi dağıtıyor sanıyorlar acaba? Böyle bir iş için kamu kaynakları kullanılamaz, zaten kendinizce bu işin sevap olduğuna inancınız varsa herkesin vergisini gönüllü vermediğini, en azından her vergi verenin Müslüman olmadığını, haliyle Müslüman olmayan bireylerden alınan vergi ile bu işin yapılamayacağını idrak edebilmeniz gerekir. İsim vermeyi pek sevmem ama Acun gibi 3-5 zengin yok mu koysunlar birkaç milyon dolar, bastırsınlar birkaç milyon Kuran dağıtsınlar, bu iş böyle yapılır, gönüllülük esasına göre. Halktan alınan vergilerle değil. Dağıtsınlar valla, kitaplığımda sadece Yaşar Nuri Öztürk ve Elmalılı Hamdi Yazır meali var, farklı isimden olursa çeşit olur.



Bende Diyanet'e bayılmıyorum, kamu kaynaklarının aşırı gereksiz kullanımını geçtim artık, ben taraflı yaklaşımı ve siyasetin kuklası oldukları için sevmiyorum ilk olarak, sadece Sünni İslam propagandası yapıyor ama güya Laik ülkedeki tüm halkın tüm inançlarının hakkını koruması gerekiyor. Cumhuriyet tarihinin ilk kilisesi açılalı birkaç ay oluyor daha, üstelik Cem evlerine ayrılan doğru düzgün bir kaynak yok, ateistler, panteistler, deistler ve agnostikler zaten umudu kesmiş durumda, Musevilik, Budizm ve diğer dinlere de ayrılan bir bütçe olduğunu hiç zannetmiyorum. Bir dinin bir mezhebini temsil eden bir kurum sadece, ülkeyi veya çoğunluğu temsil ettiğini kimse düşünmüyordur zaten. Bir vatandaş Museviliği ve Hristiyanlığı kutsal görmüyormuş, Hristiyanlığın İncil olarak bildiğimiz kitabının adı Holy Bible yani " Kutsal İncil " zaten, ayrıca benim eklemiş olduğum görselde de İncil kelimesinin altında görüldüğü gibi " Kitab-ı Mukaddes " yazmakta, yani " Kutsal Kitap " anlamına gelir, bilmeyenlere duyurulur. Sadece kendi inancını kutsal gören saygısızların ne demek istediğini anlayabiliyorum, konuyu bedava kitap dağıtma başlığından din tartışmasına çekmeye çalışıyorlar. Başla inançları aşağılayarak kendi inancınızı yüceltemezsiniz, bunu böyle bilin. Orta doğuda Musevilik ve Hristiyanlık yaygınmış, 3. bir din ortaya çıkınca da diğer 2sini de ben gönderdim yazılıvermiş, fazla uzatmak istemiyorum yanlış olur, yeri de değil.



Emin olun malum yer Mekke yerine Mumbai veya Delhi olsaydı o bölgede yaygın dinler Budizm ve Hinduizm olacaktı. Haliyle ortaya çıkan 3. din bu sefer Hristiyanlık ve Museviliği de ben gönderdim yerine Budizmi ve Hinduizmi de ben gönderdim diyecekti, umarım mesele anlaşılmıştır. Hristiyanlar ve Musevilere eklemlenmek ile onların inançlarında değişen bir şey olmuyor, sizi tanımıyorlar, kitabınızı tanımıyorlar, kabul etmiyorlar, o dinlerin Tanrısı bambaşka, bunu anlasanız konu açıklığa kavuşacak zaten ama pek sanmıyorum. Şimdi benim ortaya çıkıp Aronizm diye bir din çıkarıp aslında önceki dinleri de ben çıkardım dediğimi düşünsenize? Buna kim inanır? Sadece getirdiğimi söylediğim son dinin inanırları yani bana inananlar inanır, önceki dinlerin inananlarının pek umurunda olmaz. Üstelik bu eklemlenen 3,500 senelik çok eski ve yazılı kayıtları olan ve malum inancın 22. yılında tasdiklenip onaylanan bir kitabın nasıl oluyorsa 23. yılından sonraki zamanlarda birden değiştirildi iddiaları ile sadece o dinin inanırlarının önceki inancın 3,500 yıllık delilli ispatlı binlerce on binlerce kopyası olan kitabının değiştiğine ikna etmek akıl alır bir iş değildir, bu çabayı kutlamak yetmez, ayakta alkışlamak gerekir. İşte bu sebepler ile başkalarının dinleri hakkında kutsal değildir yorumları gibi bomboş cümleleri kurmaya gerek yok. Senin dinin sana kutsal, onlara değil. Onların dini de sana kutsal değil, onlar için o kadar kutsal ki kitaplarının adına kutsal demişler, yok daha ötesi, kim daha uzağa tükürecek yarışması değil bu. Seninki kutsal değil benimki kutsal, hayır benimki daha kutsal. Bravo en fazla sevap puanını sen kazandın diğerlerine pislik atarak alkış, çok alkış aferin.