bahçeli biryerde oturuyorum. bir hırsız duvardan atlayp telleri kesip bahçeye girerse ve bir çukura düşer ölürse ben suçlu oluyorum. hele hele "yatak orasında yakalanmazsa, evin başka yerinde, mesela oturma odasında, eve giren hırsızı darp etmek suçtur" olayı ne yahu... adam evimin içine girmiş ama ben kafasına odunla vuramıyorum. bahçeye ayı kapanı kuramıyorum. Ulen adam evime girmiş soyacak mı öldürecek mi gece karanlığında kafası güzel mi ben bileyim... olmaz...yapmayacaksın...
bizde mülkiyet bilinci yok. ev konusunda, araba konusunda.. hatta maaşlar konusunda bile. büyük ihtimalle net maaş verildiği için ve kesintilerden haberimiz olmadığı için.
bizde hiçbirşey tamamen senin olmuyor. mala mülke tecavüzde hep bir boyun eğme durumu var...devlet baba en iyisini bilir kafası var. devleti oluşturan benim yahu, biziz, insanlar... ama öyle değil işte...
bir de aptallık olayı var tabiii... bizim memlekette zeka seviyesi 82'ymiş. uluslararası araştırma bu. Celal şengörün bir sözünü duyu merak etmiş ve araştırmıştım. işaret diliyle konuşan orangutanın zekası da 80. bizde bireysel silahlanma demek orangutanın eline silah vermek demek. eğitim ve kültür seviyesinin de süründüğünü düşünrsek... bir de arap kanıyla çok karıştığımız için nefret, öfke, kendini kontrol, vahşet edememe gibi güdüler de ekleniyor tabiii... haa bir de hatun meselesi var. yüksek ölçüde cinselliği bastırılmış erkeklerin elinde silahla dolaşması da psikolojik olarak bir diğer inceleme konusu... adam karısına sinirlenip yaya geçidinde adam vurur burada...