4 yıldır kiracı olduğumuz evi yaz aylarında satmaya karar vermişti ev sahibi.
Bize de haklarımızı gözeteceğini, evi alanlara da kiracımız var ona göre hareket edin diyeceğini söylemişti.
Biz de ev bakıyorduk ama iyi niyetini düşünerek öylesine bakıyorduk. Çünkü şuan Türkiye'nin en komik kira rakamlarından birine oturuyorum (4 bin lira)
*Bu arada ev sahibimin birçok evi var. Evi satma sebebi de yeni inşaatına sermaye yapacak olması.
Ara sıra eve bakmaya gelenler oldu ama alan olmadı.
Evin fiyatını bir anda 400 bin lira aşağı çekti. O gün biri evi görmeye geldi ve ev sahibi anlaştıklarını arayarak bildirdi.
Diğer gün (27 Aralık) kendisi ve emlakçı bizimle görüşmeye geldi. Evi alan kişinin Ocak ayının sonunda evini boşaltıp bu eve geçmesi gerekiyormuş.
Biz de tamam ev bakalım hemen, uygun bir yer bulursak geçeriz ama bu kadar kısa sürede ev bulmak mümkün değil siz de bu işlerin içindesiniz varsa bize ev önerin dedik.
Bu olaydan 2 hafta önce de eşim işten ayrılmıştı. Gelirimizde haliyle bir eksilme vardı bunu da belirttik.
Bu ayın 9'unda satış gerçekleşmiş. Ev sahibi de ay başında gönderdiğim kiradan 1000 lira keserek 3000 lira hesabıma geri gönderdi.
Bende emlakçıyı arayıp böyle bir şey oldu kalan kısmı göndermem için yeni ev sahibinin IBAN'ını atar mısın dedim.
Emlakçı da hep birlikte bir toplantı yapalım süreci konuşalım diyerek bizi ofisine davet etti.
Ofise giderken yeni ev sahipleriyle tanışacağımızı sanıyorduk ama karşımızda emlakçı ve artık eski olan ev sahibimiz vardı.
Biz pozitif bir şekilde konuşup anlaşmayı bekliyorduk ama adamların da çok gergin olduklarını fark ettik.
Ev sahibi bize borçlarını ve inşaatını yapamayışından yana yakınmaya başladı.
Evden 15 gün içinde kesin çıkmamız gerektiğinin altını çizerek konuştular.
Ben de cevap olarak şuan ekonomimin müsait olmadığını kiraların 15 bin liradan başladığını taşınma masraflarıyla ilk etapta 60-70 bin lira ödeme yapmam gerektiğini bunun da bizi zorlayacağını söyledim.
Bana kelime oyunları yaparak çıkmam da ısrarcı oldular.
Ben de taşınma masraflarım dışında 6 ay hakkım olduğu halde neden taşınıp ekstra 10 bin lira ödeyip kendi ekonomime zarar vereyim diye sordum. (Ev sahibi ihtar çektikten sonra en az 6 ay evde oturabiliyorsunuz. Yeni evi 14 bine tutarsam 6 ay hakkım varken ekstra 10 bin ödemeye razı olacağım)
Sonra ev sahibi inanılmaz sinirlendi ellerini sertçe birbirine vurdu ayağa kalktı bana kanunlardan bahsetmeyin falan dedi.
Ben de kanunları kenara koyup usulden bahsedeceksek, senin evi sattığın halde 9 günlük parayı alman usulen uygun mu dedim
O da e hakkım değil mi dedi
Ben de haksa herkesin hakkı bizim de 6 ay hakkımız var dedim. ,
O da cebinden cüzdanını çıkardı kaç para dedi
Ben de sinirlenip kalktım sen kime cüzdan çıkarıyorsun dedim
Konuşacak bir şey kalmadığı da belli olduğu için ofisten çıktım.
Arkamızdan çıkıp o evden çıkacaksınız diye sokağın ortasında bağırdı.
Çıkarabiliyorsan çıkar bakalım diye karşılık verdim.
Üzerime yürüdü.
60 yaşlarında olduğu için tek seçeneğim arkamı dönüp yoluma devam etmekti.
*Bu arada ev bulmuştuk hatta bugün görmeye gideceğim.
Burada bizi kaosa sürükleyen evi satmış adamın hala bizle bir konuşma çabası içine girmesi.
Ayrıca hem hukuken hem usulen biz haklıyken el pençe divan durup tamam hemen çıkıyoruz dememizi beklemeleri.
Hukuken en az 6 ay hakkım var. Usulen en basitidir ki kış günü kimse evden çıkacaksın diye zorlanmaz. En az 2 ay müsaade edilir. Bilen bilir şuan ev bulmak da kolay değil.
Yeni ev sahipleriyle de hala görüşmedik bizden onları saklamaları da aklımı kurcalıyor.
Pazartesi günü avukat arkadaşım emlakçıyı arayarak irtibatı devralacak. Çünkü konuşabileceğimiz seviyeyi aştık artık.
Bu konularda fikir ayrılıkları olduğunu biliyorum. İki farklı görüşü de merak ediyorum aslında. Olaya karşı herkesin kendince haklı olduğunu da biliyorum. Çok nötr bir tavırdayım.
Problemin iletişim eksikliği olduğunu da biliyorum. Yoksa çözülmesi çok basit bir mevzu.