Kriptoufuk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam bu bizim oluk oluk kanayan yaramız yorumumun asla siyasi malzeme olarak kullanılmasını ve alıntılanmasını istemiyorum. Ülke yönetiminin en üst merciisinde bulunduğu ve kendi açıklaması olduğu için söylüyorum cumhurbaşkanı erdoğan depremden bir kaç gün sonraki açıklamasında 1 yıl içerisinde tüm vatandaşlarımızı konutlarına kavuşturacağız demişti 1 yıl dolmak üzere ancak daha hala enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Çok doğru konteyner kentler kuruldu vatandaşların büyük bir çoğunluğu en azından dışarılarda kalmıyor ama bu durumun böyle çözülmeyeceği aşikar. Hatay veya diğer kentler nezninde söylemiyorum bunu tüm ülkenin kanayan yarası çünkü hala beklenen istanbul depremi var bingöl depremi var çankırı depremi var bursa depremi var gibi gibi… Bu yarayı deprem anındaki koordinasyonsuzlukla çözmek yerine acilen ders alınıp hemen eğitimlerine başlaması yakışırdı ülkemize. Mesela ben bir japon kadar deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası ne yapmam gerekeceğini bilmiyorum. Bunun eğitimi bir kaç nesil için artık dolduda geçti bile ancak sürekli yetişen bir nesil var. Hatalarımızdan ders çıkarıp yeni yetişen nesile deprem bilincini devlet destekli aşılamamız gerek deprem dirençli kentler eski binalar için artık çok geç olsada yeni yapılan binalarda sıkı bir denetim yapılması gerek gibi gibi. Elbette ben bir deprem veya yapı uzmanı değilim bol keseden yazıyorum buraya ama çok temel şeylerden bahsediyorum. Bunların daha detaylı prosedürlerini bilen uzmanlarla afetle ilgili bir kurum kurulabilir (afaddan bahsetmiyorum afadın görevi çok farklı yazdığım denetim mekanizması kurumundan bahsediyorum.) bu tarz çözümlerle yeni nesil yetiştirilse japonya gibi bizde deprem olurken yerimizden dahi kalkmadan hayat üçgeninde depremin bitmesini bekleyebiliriz.
Eğitim konusunda size katılmıyorum hocam 18 yaşındayım bana gerekli eğitimi okulda verdiklerini yaşayarak gördüm. Hatay/Antakya'da yıkımın en çok olduğu mahallelerden birindeydim, deprem esnasında kapanmak yerine kaçmaya çalışsam ya koridor duvarı ya da dolabım üstüme düşecekti. Çok fazla dostumuzdan kaçarken üstüne birşeyler düştüğü, binadan çıktığı ama yan binadan güneş paneli, tuğla vs. düştüğünü duydum tabii kendisi çıktıktan sonra binası çökenleri de duyduk.. Çöken binaları düşündüğümde zemin veya 1.katta değilsek gerçekten en mantıklı olanın çöküp kapanmak olduğunu görüyorum yataklar, beyaz eşyalar vs insanların genelde kurtulduğu yerler, binaların katının durduğu yerler buralar. Düşündükçe tuhaf oluyorum uyku sersemi düşünmeden kaçmaya çalışsaydım imkanı yok merdivenlerden inemezdim duvar büsbütün üstüme çökerdi, o çökmese bile dışarısı moloz tuğla doluydu onlar kafama düşebilirdi.

Hatay'da teslim edilecek evler içinde instagramdan işçilerin paylaştığı videolara göre 2-3 toplu konut mahallesi neredeyse bitmiş durumda gerçekten 1 ay içinde teslim edilebilirler (tabii bende mühendis değilim ama önceden gördüklerimle yorumluyorum binanın dışı ve duvarları bitmiş boyası ve tesisatı kalmış gibi gözüküyordu)

Önlem konusunda ise katılıyorum toplumu bilinçlendirmenin en mümkün yolunun belgeseller filmler haberler olduğunu düşünüyorum. Depremden 2 gün sonra haberleri izleyebilmiştim gerçekten hafifleterek anlatıyordu çoğu kanal. Şuanda da sık sık haber edilmesi gereken biryer olduğunu düşünüyorum.