Hocam 128 kişi ölmüştü son japonya depreminde.
Ayrıca bizim ülkemizdeki deprem için japon bilim adamları 9 şiddetine denk yeryüzünün en büyük depremi açıklaması yaptılar.
Konut yıkılmaları ayrı mesele o en büyük sorunumuz ama bizde yaşanan depremde boş arazilerde açılan devasa yarıklar bunun en özel göstergesi. Japonyada böyle bir durum yok.
Hocam bu bizim oluk oluk kanayan yaramız yorumumun asla siyasi malzeme olarak kullanılmasını ve alıntılanmasını istemiyorum. Ülke yönetiminin en üst merciisinde bulunduğu ve kendi açıklaması olduğu için söylüyorum cumhurbaşkanı erdoğan depremden bir kaç gün sonraki açıklamasında 1 yıl içerisinde tüm vatandaşlarımızı konutlarına kavuşturacağız demişti 1 yıl dolmak üzere ancak daha hala enkaz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Çok doğru konteyner kentler kuruldu vatandaşların büyük bir çoğunluğu en azından dışarılarda kalmıyor ama bu durumun böyle çözülmeyeceği aşikar. Hatay veya diğer kentler nezninde söylemiyorum bunu tüm ülkenin kanayan yarası çünkü hala beklenen istanbul depremi var bingöl depremi var çankırı depremi var bursa depremi var gibi gibi… Bu yarayı deprem anındaki koordinasyonsuzlukla çözmek yerine acilen ders alınıp hemen eğitimlerine başlaması yakışırdı ülkemize. Mesela ben bir japon kadar deprem öncesi, deprem anı ve deprem sonrası ne yapmam gerekeceğini bilmiyorum. Bunun eğitimi bir kaç nesil için artık dolduda geçti bile ancak sürekli yetişen bir nesil var. Hatalarımızdan ders çıkarıp yeni yetişen nesile deprem bilincini devlet destekli aşılamamız gerek deprem dirençli kentler eski binalar için artık çok geç olsada yeni yapılan binalarda sıkı bir denetim yapılması gerek gibi gibi. Elbette ben bir deprem veya yapı uzmanı değilim bol keseden yazıyorum buraya ama çok temel şeylerden bahsediyorum. Bunların daha detaylı prosedürlerini bilen uzmanlarla afetle ilgili bir kurum kurulabilir (afaddan bahsetmiyorum afadın görevi çok farklı yazdığım denetim mekanizması kurumundan bahsediyorum.) bu tarz çözümlerle yeni nesil yetiştirilse japonya gibi bizde deprem olurken yerimizden dahi kalkmadan hayat üçgeninde depremin bitmesini bekleyebiliriz.