Siz durumu iyi izah edemediğiniz için sanki avukatınız sizi mağdur etmiş gibi bir algı oluşmasına neden oldunuz şu an.
"Asliye Ceza ve Ağır Ceza'ya suç duyurusunda bulunman gerekiyor" diyen arkadaşların kendinden eminlik dereceleri gerçekten yüksek, bu neye göre böyle bilmiyorum. Mahkemeye suç duyurusunda bulunamazsınız, mahkemeye veremezsiniz. ceza dosyalarında bu mümkün değil. Hukuki işlerde, alacak - verecek mevzularında mahkemeye verebilirsiniz ancak ceza durumlarında, yani dolandırılma, yaralama, hakaret, tehdit ve buna benzer diğer hallerde en yakın kolluk birimine veya adliyeye müracaat savcılığına doğrudan müracaat edebilir veya CİMER'den yazabilirsiniz. Yapılarak soruşturma neticesinde kamu davası açılmasına yeter delil elde edilmiş ise Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek yetkili mahkemeye (Asliye / Ağır) dosyayı gönderir. Mahkeme de eğer tüm şartlar esas alınmasına müsait ise iddianameyi kabul eder ve kovuşturma bu aşamada başlar.
Muhtemelen müracaatınıza istinaden yapılan soruşturma sonucunda savcılık tarafından Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildi, siz bu karara itiraz ettiniz ve itiraz merci olan Sulh Ceza Hakimliği bu itirazınızı reddetti. Anlatmaya çalıştığınızın bu yönde bir şey olduğunu düşünüyorum. Neden takipsizlik verildi, gerekçe nedir, kamu davası açılmasına yeter delil mi sunamadınız,
basit yalan bu dolandırıcılık değil mi dedi mesela savcı, bunları kararı görmeden bilemeyiz.
Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı son karar değildir, Kanun Yararına Bozma yoluna gidebilirsiniz, birde bu aşama var.
Geçmiş olsun.