genel olarak dizi güzel bence. bunları daha çok işleyeceksin ki vatandaş uyanacak. mesela bir ilde meşhur tarikata mensup bizim öz akrabalarımız kızlarını okutmadı oğullarıın uzaktan okuttu. hafız olup dal gibi kalakaldılar ortada. inşallah ahireti kurtardılar ama bu dünyaları pek öyle olmadı göründüğü kadarıyla. ancak o tarikatın o ildeki önde gelen kodamanları kendi kızlarını hemşirelik okuttular oğulları amerikalarda okumaya gitti.
derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olurmuş.
cennete adam yetişiyor, insan yetişiyor. kısacası adem yetişiyor. gerisi yani insan olamayan zaten cehennemlik.
bu oyalanma yerinde, tabiri caiz ise Allah ile meşgul olmak en güzel ve istenebilecek şeydir.
Zorlama ve dayatma ile ne yazık ki olmuyor, kaderde ne varsa o bir şekilde vuku buluyor. Allah gönlümüzden imanı eksik etmesin.
Herkesin dini kendinedir, kısacası din rehberi olarak örnek alacağınız tek kişi var oda peygamberimizdir.
Üzerindeki hidayet ve rahmet sebebi ile hayatı boyunca bir çok günahtan korunmuş ve rabbimizin inayeti ile doğru yolda ilerlemiştir ve bizlere kuranı kerim ile beraber gelen bir rehberdir.
Hak kitap dediğimiz ve bildiğimiz 4 kitap var, dönemlere göre peygamberler gönderilmiş. O dönemin koşullarına göre Allah katından kurallar konulmuş, bunlar tabii ki yine bizlerin iyiliği için.
Ancak nefs, tabiri caiz ise haşa boynuna halka geçirilmiş olarak gördüğünden kendi isteği doğrultusunda hareket etmek ister

Din tamamlanmış ve aslı olan İslam halini almıştır. Eski inanışlar, batıllar ancak bizler için fitnedir.
Avam müslümanlar, münafıklar, insiler ne yazık ki bu fitneler içerisinde bizlere yine sınav aracıdır. Çünkü dünya bir sınav yeri, bu bir tabir değil, hakikattir.
ahirette sorulduğunda, dünyada ne kadar kaldınız diye, 1 gün veya daha az diyecek bazıları.. ahireti kazanması kolay değil. böyle türetilen fitneler ile yoldan çıkmakta zor değil
etrafımızda gördüğümüz şeyleri işleyebilen bir beynimiz ve buna bağlı gözlerimiz var, demek ki görmesi gerekmiş, öğrenmesi gerekmiş, tecrübe etmesi gerekmiş, kabiliyetleri belliymiş, sınırlıymış, limitliymiş.
ayrıca insan hem iyiliğe hem kötülüğe meyilliymiş, neden böyle bir denge var ? inanmayan birilerinin en başta bunları düşünmesi gerekir. nereden geldik ? "aklımızın almadığı" soru

zaten aklımızın alacağı bir yerden gelmedik, görünen kadar görünmeyen de var.
bu ilk eşiktir, iman ile geçilir. ek olarak insanın yaptığı iyilikte kötülükte hakikatte kendinedir. başkasına, etrafındakilere yapıyor olsa bile.
tabii ki mesele, inşaALLAH son nefeste iman ile göçebilmektir. kısacası ömür boyu bu imanı hakikaten taşımak ve onunla yaşamak.
Alıntı
﴾2﴿
İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, İman ettik demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
﴾3﴿
Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; kezâ O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.
https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/...3-ayet-tefsiri
"İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsen ya nice okumaktır" demiş aşık yunus emre.
ve şöyle bir şey vardır, nefsini bilen rabbini bilir. bilemeyeni de Allah yolda koymasın, affetsin..
sırlar vardır, bunlara herkes erişemiyor. nasibinde olmayanın erişmesi de fayda vermiyor.
dilerim ahir zaman cilvesi olan binbir fitneye karşı cümleten gözünüz açılır.
ademe dönüp, tövbe etme dileği ile. Allah bizlere karşı çok cömert ve bağışlayıcıdır. İnanmayan insan bile eğer ki bunu bilebilseydi, gerçekten çok üzülürdü.
bunları söyledik diye bir şeye erişmiş değiliz, hiç kimsenin garantisi yok. Allah bizleri affetsin.