Bizim makro dengedeki ithalat ihracat kalemlerimizde ithal yoğunluklu sebep olan açığımızı, devalüasyon ile bi nebze olsun durdurmak; hatta yapabiliyorsak ithalatı kısıp ihracatın TL bazlı değerini artırmak ve hatta yine yapabiliyorsak kur artışından kaynaklı oluşan talep enflasyonunu kuru daha da yükseltip kesme noktasına dahi getirerek enflasyonu bile düşürmek.
Türkiye’nin üretim modeline baktığımızda, bir malı üretmek için bile olsa yine ithalat yapmak zorundayız. Gerek ham madde olsun gerek makine teçhizat olsun biz üretmek için bile ithalata bağımlı bir ülkeyiz. Bu açıdan olaya bakarsak bilinçli ve sabırlı bir toplumla birlikte, ülke parasının değerinin düşük kalmasını hazmedip dışa bağımlılığı azaltma minvalinde, yüksek kur ve Dolardaki Yükseliş bana göre olumludur.
Biraz marjinal bir görüş gibi gelebilir size. Ama dediğim gibi bunun psikolojik boyutunu, finans okuryazarlık boyutunu; bilinçlenme noktasında iyi ayarlamak lazım. Çünkü bu yolla dışa ve dolayısıyla kura bağımlı bir ülke şuna kendini zorlamak durumunda kalacaktır; yapısal bir plan doğrultusunda üretim modelini değiştirmek. Ben şu şu şu ana malı dişarıdan ithal edeceğime kendim yaparım demeyi öğrenecek. Çok mu hayalperestim 🙂