serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selam olsun,

Canın yandığından böyle yazdığını ama onlar gibi olamayacağını anlayabiliyorum.
Evet, zor işler bu yaşadıkların.

Birde şöyle düşünmeni isterim; kazanmak nedir? kaybetmek nedir?
Sen şu anlattıklarınla seni ve aileni hiç tanımayan benim gözümde kıymet sahibisin.
Aramızda menfaat ilişkisi yok, tanışıklık yok ya da bir iş yapma gibi durumumuz yok.

Yastığa kafanı koyduğunda vicdanın rahat uyuyorsan daha büyük bir kazanç yoktur.
Şunu öğrenmen lazım kendi elinde olmayan durumları kafayı takmaman lazım.
Bu anlattıklarında senin bir kabahatin olmadığı gibi böyle olmaması için yapabileceğin bir şey yok.
Yani başkasının kusurlarını, cehaletini sen kendine gereksiz yere dert ediyorsun.
Bunlar senin değil karşı tarafın utanıp, sıkılması ya da dert etmesi gereken şeyler.

Sana 41 yaşında hayatın her izini üzerine taşıyan birisi olarak şu tavsiyeyi verebilirim.
Başkaları için kendini bozma.

Onlar kötü yaptı, bende kötü yapayım. Onlar şunu yaptı bende bunu yapayım gibi işlere girme.
Bu cümleleri kızgınlıktan yazdığını düşündüğümden cevap yazıyorum, yoksa o yola girdiğini düşünsem yazmakla vakit kaybetmezdim.
O insanlara seni değiştirme hakkını, haddini ve lüksünü verme.
Kısa vadede onlar kendilerini kazanıyor görebilirler ama bu dünyada huzurun, hakkın ve iyi biri olmanın verdiği hazzı hiç yaşayamayabilirler.

Sen ve kıymetli annen nasıl kişilerseniz öyle olmaya devam edin.
Sizi değiştirip kendilerine benzetmelerine müsaade etmeyin.

Hayat her zaman güzel ilerlemiyor ama bütüncül baktığınızda iyi insanlar her daim bu resmin sonunda kazanan oluyor.
Ufak bir parçaya odaklanıp olduğunuz kişiden bu bahsettiğiniz insanlar için vazgeçmeyin.


Sevgiler.
Eyvallah hocam cansın
Kötü biri olsak zaten şimdiye ya bir zarar verirdik yada aynı çirkefliği biz yapardık.
Her işin başı hasetlik maalesef. Akrabaların çoğunda bu var. Sanırım başkalarının bizi sevip sayması zorlarına gidiyor. O yüzden yapıyorlar.
Bu arada Muğla'ya sevgiler Ablam da orada yaşıyor.