Bizim insanımız birey olamadığı için farklılıklara tahammül edemez. Devlet doyursun, okutsun, iş bulsun, evlendirsin, kaç çocuk yapacağını söylesin, emekli etsin, onun için doğruyu seçip önüne koysun ve son olarak da gömsün ister halkımız. "Ben bir bireyim ve kendi aklımla rasyonel kararlar alıp, yaşamımı dizayn edebilirim" demek ukalalık, kendini beğenmişlik, çok bilmişlik, çıkıntılıktır bizim kültürümüzde. Mesela ben, sosyal medyadaki özellikle de siyaset gündeminden dolayı tüm sosyal medya hesaplarımı sildim. Bunu yapmak irade ister, bu irade yoksa karşıt fikirlere tahammül (saygı değil, saygı duyma zorunluluğu saçmalıktır) ister; İkisi de yoksa, "ben bunu beğenmedim, devlet bunu yasaklasın" denir. Aziz Nesin'i yakmaya çalışan, türban taktığı için kişiyi eğitim hakkından mahrum eden, linç sevdalısı, yasakçı, sorgulamayan, en az %95'lik bir kitleyi karşımıza alıyoruz bu söylediklerimizle.