Bir Tanrı var mıdır elbette ne varlığını ne yokluğunu ispatlayamayız ama öldükten sonra emin olduğum tek şey mevcut dinlerin söylediklerini dikkate almamam gerektiğidir. Huriymiş, altın ve inciymiş, kuş etleriymiş, tüysüz erkek gılman hizmetlilermiş bunları ciddiye almıyorum. Öyle bir Tanrı düşünün ki yaşamış ve ölmüş, yaşamakta olan, henüz yaşamamış ama yaşayıp ölecek tüm insanların hayatları boyunca ne yapacağını yani kaderlerini, iradelerini, geleceklerini biliyor ama Ayet gönderip tamam siz öyle yaptınız madem, peki öyle olsun diyebiliyor, fikir değiştiriyor, aynı sure içinde sözünden cayıyor ve yeni bir hüküm belirliyor. Bu mümkün olabilir mi? Mutlak bir Tanrı, kararları sorgulanamaz, hata yapamaz, çelişkisi olamaz, mantıksız olamaz, kusurlu olamaz ama her sözünde bir kusur, matematik hatası, mantık hatası vs. vs. yüzlerce hatadan geçilmiyor. Aynı sure içinde kervan soygununun ganimetin tamamını kendine ve elçisine istiyor, kervan soyguncuları baskı yapıyor, bizde hakkımızı isteriz diyor ve Tanrı birden bire fikrini değiştirip aynı sure içinde tamam tamam %20 bize yeter, %80 sizin olsun diyor fitleşiyor. Bunu gerçekten kusursuz bir Tanrının yapabileceğini düşünmek bana pek mantıklı gelmiyor.


Haliyle " ölümden sonrası " hakkında ne kelime ederse etsin toplu iğne ucu kadar gerçekliğine ihtimal vermiyorum ki zaten başka kaynaklardan alıntı. O başka kaynakları da tasdiklediğini söylüyor zaten ama tasdiklenen önceki kaynaklar çok daha fazla hata içeriyor, hataları hataları ile tasdikleyen bir Tanrının varlığı elbette sorgulanır, bunda anormal bir durum yok. " Benim tezime göre " kısacası insanı insan yapan ana organı beynidir, beyin öldükten sonra kalp kan pompalamaya devam etse bile beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta hayata dönemez. Beynimiz öldüğü an bilincimiz kapanır ve uyumuş gibi oluruz. Uykudan farkı ise rüya göremeyeceğimiz, hiçbir şey hissedemeyeceğimiz ve asla tekrar uyanamayacağımız bir uyku olması. Ben ölümden korkmuyorum, hiçliğin nesinden korkayım? Elbet olacak bir şey bu ve kaçınmanın şimdilik günümüz teknolojisi ile bir yolu yok, o halde korkmanın anlamı da yok. Lakin bu hayattan vaz geçer miyim? Asla, çünkü bilirim ki bu hayat elimizdeki tek şey, başka bir dünya ahiret hayat öbür taraf yok, ne yaşayacaksak burada yaşayacağız ve yok olacağız, o yüzden bu dünyamı heba edemem, ihtimallere zaman harcayamam. Konu ölümse zaten kaçamayacağız, kesin olarak ise ne olduğunu belki hiç öğrenemeyeceğiz çünkü sonsuz bir uykuya dalmış kapalı bilinç bunu fark edemeyebilir, aa böyle bir şeymiş demek ki diyemeyebiliriz. Ölümü düşünerek yaşamak yerine yarın yokmuş gibi hayattan keyif almak gerektiğine inanıyorum.