Eskiden fanatik galatasaraylıydım. Uefa ve süper kupayı kazandığımızda full staddaydım. Gezdim sokaklarda eğlendim. Her maça giderdim futbol ve basketbol. Her maç sonrası Alisamiyen , Abdiipekçi salonu veya Ahmet Cömert salonundaki maçtan sonra Esenlere yürürdüm. Yaşım 16 ydı. Sonra bilet fiyatları arttı. Bizim klüp adam olmadığından gişe yerine karaborsada satmaya başladı tüm biletleri. Baktım bunlar adam değil. Lisede bağcılarda okuyorum esenlerde oturuyorum. 1 aylık her gün tüm maçlara ve okula yürüyerek gidip, hiç birşey yemediğimde bile paramın yetmediği gün küfür ettim ve galatasaray benim için bitmiştir dedim. O zamanlar odamın duvarları sarı kırmızı boyalıydı, perdem galatasaray bayrağı, yatağımın altı meşale , havaifişek , yüzboyası , sis doluydu. Buz mavisi duvar boyasıyla eve geldim o gün. Evin şeklini değiştrme zamanı geldi demiştim. Kimse inanmamıştı. Babamla tüm duvarları boyamıştık. Galatasaray bayrağını söküp yerine beyaz perde asmıştım. O gün bu gündür kim şampiyon olursa kutlamaya giderim. En keyifli eğlence Beşiktaş şampiyon olduğunda kartal heykelinin orda oluyor. Şu anda Tekirdağ'da oturuyorum. En son ne zaman Galatasaray maçına gittim diye düşünüyorum. Şu an iki kuzenim var. Biri avukat, diğeri matematik öğretmeni. Onlar 6-7 yaşlarındayken büyük kuzenim, yeğenleri maça götürcem beraber gidelim iki çocuğa bakamam demişti. Bu nedenle gitmiştim.

Eğlenmek için izlerim. Ben keyfime bakarım. Kimin yendiği benim umrumda bile değil.