80'lerin sonu 90'ların başı derken bu devrin ergenleri bizler muazzam bir geçişin şahidi olduk.
Sevdiklerimize pullu kartpostal atmalar,
Sokak aralarındaki telefon kulübeleri kullanarak memleketteki akrabalarımızla görüşmeki için jeton sallamalar,
Sadece iki adet tv kanalının olduğu (o'da siyah beyaz), alternatifsizlikte pazar günlerini iple çekmek ( kowboy filmleri vardı çünkü )
Tetrisi teknolojik Havva görmeler vs. ( anam derdi bırak şunu deli olacan ) ......... liste uzar gider.
Yani iki bambaşka çağ görmüş çok ama çok şanslı insanlardan bahsediyorum. Yani bizden.
Fakat benim o dönemler ile şimdiki zamanımızı kıyasladığımda ( ki buna hakkım var ) özellikle takıldığım bir konu var ki, Aklımdan çıkmıyor.
O günden bu güne her şeyin akılalmaz bir hızla değiştiği gibi kültürel, ahlaki ve insani bir çok değerin de aynı hızda değiştiğini çıplak gözle gözlemleyebiliyoruz.
Zamanımızda saatlar gecenin 12'sini vurduğunda bir Tutti Furitti vardı. Biz ergenler program başlasa diye can atardık.
Ebeveynlerimiz ise ( ayyyh ayıp ( diye kendince önemler alırdı.
Peki ben ne anlatmaya çalışıyorum, onu da kısaca yazayım.
Böyle bür devrin erkek ve kızları olarak biz çoğumuz artık TV izlemiyoruz. En azından ben izlemiyorum ve bence özellikle haberlerin +21 olduğunu düşünüyor ve ebeveynlerin çocuklarını haber saatlerinde korumalarını şiddetle öneriyorum.
Geçenlerde sevgili Murat Soner'in bir video denk geldim ve içim çok cız etti be ! cidden çok ama çok üzüldüm.
Video burada
Bizim dönemimizdeki o Tutti Furitti varya hani şu tüm dünyayı değiştiren fenomen. Ben o programa ve özüne razıyım.
ama şu Türk TV Dizilerini izleyip onlara reyting rekorları kırdıran ( o diizlkerde oynayan, yazan ve yöneten( ahlak timsali (!) insanlardan hiç ama hiç razı değilim.
Siz değil misiniz Coca-Cola döküp, Algida'ya dürten vatan sevdalısı !