Selam olsun,
Evet yeşil yeşildir, mavi mavidir.
7 milyar insan beyaza beyaz diyorsa herkes farklı renk görüp ona beyaz diyor ihtimali sekstilyon da 1 bile ihtimal olamayacak kadar düşük bir ihtimaldir.
Bu orandaki ihtimal "imkansız" olarak ele alınır.
İnsanın gözü belli frekans aralığında olan renkleri görebilir bu aralıkta çok büyük bir dalgalanma olmaz.
Renk körleri zaten bunun en büyük test aygıtlarıdır.
Yeşil dersin ama o kırmızı der. Eğer göz sağlığı normal insanlar yeşili görünce istinasız yeşil diyorsa herkes aynı rengi görüyor demektir.
Her rengin frekansı ayrıdır insanların hangi frekanslardaki renkleri algıladığı çok kez deneye alınmıştır.
Mavi rengin frekansını algılayan bir insanın kırmızı rengi görmesi söz konusu değildir. sizinle aynı rengi görecektir.
Bu konuda bir yanlış anlaşılma olmasını istemem, açtığım bir konuya yazılan cevaplara bakmak için gelmiştim. Gelince açtığınız konuyu gördüm.
Kalıtımsal faktörler ve mutasyonlar anomaliler olmadığı müddetçe, çevresel faktörlerde aynı olduğu müddetçe her insan aynı şekilde algılar.
Yeme içme ve giyim kültürleri, yaşam kültürleri, çevreleri oldukça farklı ve farklı uyaranlar alan insanlar haliyle farklı algılarlar.
Uzak doğuda yaşayan bir insanla Ortadoğuda yaşayan bir insanın yeme içme kültürleri farklı olduğu için farklı algılarlar.
Günümüzde ise bir toplulukta sayılamayacak kadar çok farklılık olduğu için maalesef herkes her şeyi farklı algılayabilmektedir.
Felsefik bir durum yok maalesef.
Özür dilerim konunuzu baltaladıysam.
selamlar
konu baltalamalik bir durum yok. bu konuyu ilk kez lisede biyoloji ogretmenim ile tartışmıştim, o zamandan bu zamana da acikcasi nokta koyulan bir tartismamiz olmadi kimseyle, felsefesi yok demissiniz, tam aksine pekala var.
sizin örnekleriniz benim senaryondaki part1 e tekabül ediyor. evet insan gözü belirli bir frekansın disindaki renkleri göremez. bakın bu gözün islevi, renk körlüğü de keza beynin degil gözün kusuru.
benim dedigim nokta ise, is gozde bittikten sonra, gozden gelen o sinyalin beyinde nasil yorumladığı, ve benlik dediğimiz, zihin dedigimiz, ne olduğunu tam bilmediğimiz şeye nasil gösterdiği.
şimdi çilek kırmızı diyoruz degil mi. evet cilekten her insanin gözüne ayni frekans geliyor göz aynı şeyi aliyor ve beyne iletiyor. peki ya beyin?
ayni müziği mozartin beyni ile benim beynim ayni islemiyor.
ayni resme picasso ile ben bakiyorum, gozumuz ayni seyi aliyor, beynimiz farkli yorumluyor.
ya kiraza sen bakarken benim gördüğüm maviyi goruyorsan? kiraza ikimiz de kirmizi diyoruz evet. cunku sen domateste de, kanda da, gülde de ayni frekansi aliyorsun ve beynin ayni sekilde algiliyor . dolayisyyla benim kirmizi dedigim hersey senin icin de kırmızı. ama kendi icimizde gördüğümüz renkler farkli.
renk korlugundeki olayin, her insanin beynindeki algı surecinde oldugunu bir düşünün...
benim kirmizimla senin kirmizin, aslinda farkli olabilir bunu diyorum. bunu da anlamanin ya da kesin yoktur demenin suan icin bir mumkunati yok saniyorum.