dizinin en çok sevilen ilk 96 mı 97 mi bölümü var,o kısmı.dikkat ederseniz bu bölümler için söylenen sözleri,gerisi için duyamazsınız.bana göre de bunun sebebi,bu bölümlerin sokaktaki halka hitap etmesiydi.
bu bölümlerde bütün halkın rahatlıkla anlayabilecegi bi ortam var.atıyorum mesela açıyorsun bi sahne ve laz ziya bi şeyler söylüyor düşmanına ; beyaz yakalıda anlıyor adamın neden bahsettigini,sokaktaki hırsız da anlıyor,kahvedeki dayıda anlıyor,evde örgü ören teyzede anlıyor.fakat sonrasında dizinin dili giderek agırlaştı,tamamen halktan koptu.adamlar öyle agır konulara girdiler ki,dizideki muhabbeti açıp izlerken uykum geliyor.sonlarındaki biçok sahnesinde yazılan senaryoya bi bakın,ülkenin entel tayfası dahi kurulan cümlelerin yarısını anlamaz.polat cümlenin yarısına geldiginde,başını unutmuş oluyorsun ne dedigini anlamaya çalışırken
senaryoya gelirsek,yine halka hitap eden bi tarzı var.mesela sokaktaki gençler,kavgacı tayfa ne konuşur?racon kesmeler,posta koymalar,sözlü/fiziksel kavgalar filan.dizide fazlasıyla var.kahvedeki adam ne konuşur?siyaset,özelliklede derin devlet.işte aslında haberlerde böyle böyle diyorlar ama derin devlet gizliden kesin şunu şunu yapıyor muhabbetleri yani.dizide fazlasıyla var.genç,yaşlı herkesin sevdigi derin devletin gücü,dış güçlere sabah akşam posta koyma filan zaten gırla...yani işlenen konular tamamen halka yönelik,her kesmin ilgilini çekecek şekildeydi.
senaryoların gerçek/gerçege yakın olmasıda tabi büyük etken kalitesi konusunda.adamların devlete yakınlıgı biliniyordu,gerçekten içerden özel bilgiler alabilecek düzeydeydiler,belkide izledigimiz şeyler gerçekti deniyor bu yüzden.şimdi yeni dizilerin neredeyse hepsinde ortak bi nokta var mesela,dikkat ettiniz mi bilmiyorum.gerçek hayatdan esinlenmiştir yazıyor daha çok sevilsin diye.bizim insanımız gerçek hayatdan bir şeyler var diye düşünürse,daha çok baglanıyor o diziye.dizide bu belirtilmedigi halde hatda gerçekle alakası yok denildigi halde,insanlarda direkt gerçek hayatı anlattı düşüncesi oluştu.öyle yada degil...