Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Uzun zamandır kafamın içinde dönüp duran şeyi bugün erken kalkınca yazıya dökme fırsatı buldum örnekle iyi açıklayabildiğimi düşünüyorum

Bu dünya bu hayat iç içe geçen ama soyut bir yer fakat hangi ch de isen somut biryer bence
Aynı Metin2 oyununda ki gibi bir sürü ana dünya var Marmara alesta dandanakan gibi fakat hepsinin tek kanalı yok ch1,2,3 diye ayrı ayrı aynı olan ama farklı kanalları var gerçek hayatta dünyada öyle
Şuan mesela benim odamda diğer boyutta kanalda bir AVM olabilir mesela veya bir başkasının banyosu konumunda olabilir veya bir otoban olabilir insanların son sürat geçtiği bir yol olabilir bunu bilmek imkansız şuan ki odam mekan olarak her kanalda farklı bir yer farklı bir dünya
Tarih boyunca böyle oturduğu yerden teori üreten bir sürü insan olmuş.
Hatta bazıları oturduğu yerden doğru teorileri de üretmiş.
Ama bu öne sürdüğün teoriyi matematiksel ya da bilimsel veriler ile ispatlayamadığın sürece sadece masal sayılır.

Newton'a kadar kimse elmanın yere düştüğünün farkında değil miydi?
Kimse bir uçurumdan atlayınca yere çakılacağını bilmiyor muydu?
Newton neyi buldu? Formüller ve matimatiksel hesaplar ile cisimlerin bir birlerini nasıl bir kuvvetle çektiklerini ispatlayarak anlattı.

Yani bahsettiğin şey çoklu evrenler teorisi ve 130 sene önce Willim James isimli bir filozof ortaya atmış.
Fizikçiler de Kuantum fenomenler ortaya çıktıktan sonra bu konu üzerine çalışıyorlar.
Matematiksel olarak evrende 11 boyut varolabiliyor, 11 boyuttan fazla boyuta sahip evrenler karasız hale gelip çökerek 11 boyutlu hale geliyorlar.
Ama elbette bu sadece matematiksel ve kuramsal bir dünyada gerçekleşen modelleme.
Elimizde hiç bir gözlem, deney ya da kanıt yok.

Biz en boy derinlik ve zaman olmak üzere 4 boyutlu bir evrende yaşıyoruz.
1 boyutlu evrendekileri 2 boyutlu evrenin sadece 1 boyutaki kesişimini görebilirler.
2 boyutlu evrendekiler 3. boyutu yani derinliği göremezler, 3 boyutlu varlıkları sadece 2 boyutta görürler.
Belki de biz de 5. boyuttaki varlıkların sadece 3 boyutunu görebiliyoruz.
Belki de uzaylılar bize uzak gezegenlerden değil, üst uzay boyutlarından geliyorlar.
Belki 3 boyutlu evrendeki ışık hızı sınırı 5.-6. boyutlarda yok ya da ışıktan hızlı seyahat mümkün.

Yani odanda başka canlılar yaşıyor olabilir.
Bu bilimsel bir bakış açısı.
Ama kendinin farklı varyasyonlarının farklı evrenlerde farklı hayatlar sürdüğünü düşünmek bir çeşit dindir.
Çünkü bu bir ahiret inancıdır.
Bu dünyada hatalı alınan kararların alınmadığı, bu dünyada yaşanan sıkıntıların yaşanmadığı bir dünya hayalidir.
Yani insanlar bu fikir yerine bu dünyada ch1 yaşar, gider hesabını ahirette ch2 de veririz diye din bulmuşlar.
Senin dediğin Jet Li'nin oynadığı TEK isimli filme benziyor.
Ve bu bilimden öte fantastik ve dini bir teori.

Bilimsel bakıldığında mesela sicim teorisinde mutlak madde yoktur, madde titreşen enerji sicimlerinin oluşturduğu bir kuantum alandır.
Ve aynı yerde farklı frekanslarda titreşen enerji blokları üst üste olabilir, yani çoklu evrenler üst üste varoluyor olabilir.
Bu da senin odanda başka evrende başka varlıkların olabileceği anlamına gelir.
Ama biz henüz büyük patlamadan aynı kaynaktan ortaya çıkan 4 temel kuvveti birleştirecek bir teori ya da yasa üretemedik.
Newton hatalıydı, çünkü aslında cisimler bir birini çekmiyorlar, uzay zaman dokusunda yarattıkları çöküntü yüzünden bir birlerine yaklaşıyorlar.
Ama Einstein da hatalı ya da eksik çünkü Kuantum fiziği mikro düzeyde evrenin hareketleri genel göreliliği yerle bir ediyor.
Bizim Einstein'in teorisini de aşan yeni bir teoriye ihtiyacımız var.
Yani 4 temel kuvveti aynı anda açıklayabilen yeni bir teoriye ihtiyacımız var.
Belki o zaman farklı boyutları da açıklayabiliriz.

Ama yeterli eğitim olmadan bu tarz konular hakkında kafa patlatmak boşa zaman harcamaktır.
Sen bir fikir üretip o fikri Metin2 oyunu ile açıklamıyorsun.
Sen aslında bu konuyu işleyen izlediğin filmlerden, oynadığın oyunladan etkilenip hiç bir ispat, kanıt ileri sürmeden fikir ürettin sanıyorsun.
Yeni dünya düzeninin insanları kandırdığı ciddi bir konu bu, herkes bir fikri olduğunu sanıyor.
Ama aslında hepimiz önümüze sürülen hikayelerden bazılarına sarılıyoruz ve onun kendi hikayemiz olduğunu düşünüyoruz.