Kalan 11 ayın kirasını alırım diye bir şey yok.
Türk Borçlar Kanunu 35. maddede yer alan hükümlere göre; kiracının kira sözleşmesi bitmeden önce evden çıkması mümkündür. Fakat burada söz konusu kiracının hukuki sorumluluğu ortaya çıkar. Bu sorumluluğa göre; kira sözleşmesinde belirlenmiş olan kira süresi sona ermeden önce ya da sözleşmede belirlenen fesih dönemi dışında kiralanan evden çıkan kiracı, ev sahibinin söz konusu taşınmazı yeniden kiraya verebileceği zamana kadar evden çıkan kiracının kira sözleşmesinden doğan borcu devam eder. Bu durum demektir ki; kira sözleşmesinin süresi dolmadan kiraladığı evi tahliye eden kiracı bir süre daha sözleşmede belirlenmiş olan kira borcunu, apartman(konut) aidatını, ortak giderleri vb. gibi yan giderleri ödemek zorunda kalır. Söz konusu kiracının bu gibi yan ödemeleri ve evin kirasını ödemeye devam etmesi gereken süre kanunda belirtilmemiştir.
İlgili kanunda bu süre için söz konusu taşınmazın yeniden kiraya verilebileceği makul bir süre olarak öngörülmüştür. Söz konusu bu makul süreye kira sözleşmesinde yer verilebilir ya da bu süre kira sözleşmesinde yazmıyorsa taşınmazı kiraya veren ve kiralayan arasında ortak bir anlaşmayla belirlenmiş olabilir. Eğer bu durumların herhangi birisi söz konusu değilse, söz konusu makul sürenin mahkeme tarafından belirlenmesi gerekir. Mahkeme bu makul sürenin belirlenmesi için bilirkişiyi tespit amacıyla görevlendirir. Ancak, belirlenen bu makul süre henüz dolmadan taşınmaz için yeni bir kiracı bulunduğu durumda artık eski kiracı tarafından ödeme yapma yükümlülüğü sona erer. Belirlenen makul süre dolmasına rağmen taşınmaz için yeni bir kiracı bulunamamış olsa dahi eski kiracının ödeme yükümlülüğü yine sona ermektedir.
Örnek olarak; elimizde 1 yıllık bir süre için yapılmış olan kira sözleşmesi olsun, sözleşme yaparak evi kiralayan kiracı öngörülen 1 sene henüz dolmadan örneğin 9. ayda evden çıkarsa sözleşmede belirlenen süreden geriye kalan 3 aylık kiranın ödenmesi makul görülebilir. Ancak, söz konusu konutun bulunduğu lokasyon, kira dönemi vb. gibi şartların uygun olması durumunda söz konusu konut 1 ay içerisinde kiraya verilebilecek bir durumda ise; bu şartlar altında evden çıkış yapan kiracı sadece o 1 ayın kira ödemesini yapar.
Burada önemle belirtmek gerekir ki, söz konusu kira sözleşmesinde kiracının konutu erken tahliye etmesi durumunda kalan bütün kira bedellerini ödeyeceği vb. gibi hükümler yer alıyor ise bu şartlarda sözleşme geçerli olur, fakat bu hükümler geçersiz sayılır. Bu demektir ki, konutu erken tahliye eden kiracıya kalan bedellerin tamamının ödetilmesi söz konusu olmaz.
Yukarıda belirttiğimiz makul süre hesabı ve yapılacak söz konusu ödemelerin sadece bu belirlenen miktar ile sınırlı tutulması hükmü ve tanımlanan diğer hukuki süreç 1 Temmuz 2020 tarihinden itibaren geçerlilik kazanmıştır. Söz konusu bu tarihten önce uygulamada sözleşmede yer alan hüküm öncelikli olarak uygulanmaktaydı. Eğer sözleşmede ilgili hüküm yer almıyorsa mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktaydı. Ancak kira sözleşmesinin süresi dolmadan kiracının konutu tahliye etmesi durumunda yukarıda belirttiğimiz hükümler uygulanır.
Kaynak