Öncelikle doğum günüm değil değerli dostlar =)

Fakat bir kaç gün önce bana otuz dört yılı bir kaç saniyede film şeridi gibi geçiren, yolun yarısına merdiven dayadıgım gerçeğini hatırlatan bir olay yaşadım; fiziki bir kaza değil, manevi bir talihsizlik diyelim...

İlham perileri boş durur mu? Karaladık birşeyler, keyifli okumalar:

Yaş Otuz Dört

Sustum içime gömdüğümce
Dayandım gücüm yettiğince
Olmadı gönülden geçtiğince
Yaş otuz dört, olsun be dünya


Gençlik geldi geçtiğince
Yaşı kemale erdiğince
Dertler bitmez çektiğimce
Yaş otuz dört, ah be dünya

Sevdim gönül verdiğimce
Saydım saygı bildiğimce
Sızlarım karınca incitince
Yaş otuz dört, vay be dünya

Oynadım aklım erdiğince
Savaştım gücüm yettiğince
Çabaladım sabır ettiğimce
Yaş otuz dört, ne ara dünya

Düşün düşün bitmeyince
Uyku kaçtı gelmeyince
Ağlarım kimse bilmeyince
Yaş otuz dört, of be dünya

Değer verdim etmediğince
Kandım aklım ermediğince
Yaşadım hak etmediğimce
Yaş otuz dört “daha”
Yarısı bile değil, bilesin dünya!

Bu tür şiir paylaşımlarımı bilerek geceye saklıyorum, sebebini bilmiyorum ama biz bizelik, 3-5 kişilik konular hoşuma gidiyor gibi... bu defa efkarı paylaşmak adına tanıdıgım, tanımasam da değerli buldugum bir kaç dostu fazladan etiketlemek isterim :

@Ademerdogan; @Yeniceri; @gusion; @GÖKTUĞ; @MaliMevzuat; @ismailgokcek; @By_ReFLeX; @Fahrettin; @mertcangokgoz;