Bildirilmeyen ve vergisi ödenmeyen bir gelirle tasarruf edildiği tespit edilen mal ve haklar, safi irad olarak” kabul ediliyordu.

Daha açık bir anlatımla;

“Gel bakalım arkadaş. Sen 100 bin lira kazanç bildirmişsin. 2 milyon liralık evin, 800 bin liralık otomobilin ve 5 milyon lira nakit paran var. Hani bunun vergisi?” diye sorulabiliyordu.
“Miras kaldı” veya “Milli piyangodan çıktı” deyip, belgeleriyle ispat edebilirse, sorun yoktu. Aksi halde, tespit edilen “servet farkı” safi irad yani gelir kabul ediliyor ve yüzde 35 Gelir Vergisi, bir o kadar cezası ve ayrıca faizi isteniyordu.

ABD, Fransa, İngiltere, İtalya ve diğer ülkelerde, bir kişinin servetinde artış olduğunda, “vergisi ödenmiş mi?” diye bakılıyor, ödenmemişse, sorgulanıp vergisi ve cezaları isteniyor.

Kısaca, anasından doğduğuna pişman ediliyor.

Türkiye'de ise, “Arkadaş sen üç yıl önce 5 milyonluk arsa, 2 yıl önce 3 milyonluk villa almışsın. Ayrıca bankada da şu kadar paran var. Bunların kaynağı ne, vergisini ödedin mi?” diye sorulamıyor.

Çünkü bu yasa kaldırıldı.

Bu bilgiden sonra neden böyle bir yasanın kaldırıldığı ve hala neden ülkemizde uygulanmadığının mantıklı bir açıklaması var mı?

@digiklan; Hocamı bu konuya ayrıca davet ediyorum.

UFAK BİR KAZA GEÇİRDİK EN KISA SÜREDE YANITLAYACAĞIM