pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
beyni ve donanımlarıyla elde edemeyecekleri statüyü ceplerindeki 3 kuruşla edinebileceklerini zannedenler ülkesine dönüştük. vasatlık ve avamlık hızla yükselişteyken bunu kamufle edecek harcamalar da aynı oranda artıyor. sonsuz bir döngü hakim. onun görüntüsü.



yersiz ve boş bir duyar. alabilir, kimse alamaz demiyor. ancak alan da eleştirilebilir. buna da kimse ses çıkaramaz. eleştiriye hak verirsin veya vermezsin bu senin kararındır. ancak, don almaya parası olmayanın kredi çekip telefona girmesi (yatırım olarak düşünüp gireni tenzih ederim) eleştirilebilir bir meseledir. senin önceliğin telefondan ziyade evvela içinde bulunduğun vaziyetten sıyrılmanı sağlayacak gerçek, ciddi konular olmalıdır. bunu yapmayıp hala boş meseleler, hayali statüler peşindeysen birileri bunu eleştirince sert yapamazsın çünkü toplum bir bütündür ve o toplumun doğru, sağlıklı ilerleyişi için yapıcı, bazen tetikleyici eleştiriler gereklidir. aksi halde herkes aynı rotaya sapar ve o rota hatalıysa, toplum infiale yürür. şu an topyekün üretim yerine sadece tüketen bir durumda olmamızın sebeplerinden biri bu yanlış rotaya sapma ve gerektiğince eleştirilerde bulunmamış olma meselesidir.
Aynı düşünce bakış açısı, bana göre bu düşüncenin değeri sıfır.

'' senin önceliğin telefondan ziyade evvela içinde bulunduğun vaziyetten sıyrılmanı sağlayacak gerçek, ciddi konular olmalıdır. ''

Kime göre ? Neye göre ? İnsanların neyi ciddiye alacağına siz mi karar veriyorsunuz ? Ben bunu anlamladıramıyorum. Adamın hayattan beklentisi budur. Adamın yaşam ile ilgili bir kaygısı yoktur. Parası var parası yok demiyorum, bu şekilde yaşamak istiyordur. Belki borçlu olmak ona iyi geliyordur ve çalışması için ciddiyet kazandırıyordur şahısa. Neyin ciddi neyin laçka olduğuna siz neye göre karar veriyorsunuz ? Kıstas nedir ? Kıstas kendinizseniz bu tamamen yanlış. Şu egonuzdan vazgeçin. Sizin düşündükleriniz doğru değil. Kendinizi doğru gibi lanse edecek egonuzu kendinize saklayın diyorum.

Ne demişsiniz '' don almaya parası olmayanın kredi çekip telefona girmesi '' ya adamın donundan da , telefonundan da , parasından da size ne arkadaş ? Kendi hayatınızı yaşasanıza, kendiniz birey olarak var olsanıza. Başkasının hayatlarını yaşamaya ne kadar heveslisiniz.

''hayali statüler peşindeyse birileri'' demişsiniz. Belki o insan, bunddan hoşlanıyor. Elde edemediği statüyü belki bu şekilde sağlarım diyerek böyle mutlu oluyor. İnsanların gerçek hayatta ki statüleri bitti, hayallerinde ki statüleri eleştirmeye başladınız. Sorsak kast sistemine karşıyız, herkes eşit dersiniz. Şimdi statüden bahsediyorsunuz. Bırakın her kim istediği statüye nasıl ulaşmak istiyorsa öyle ulaşsın. Adam belki o telefonu alınca kendini bilim adamı gibi hissedecek, öyle düşünüyor. Daha bunun neyini eleştiriyorsun ?

'' çünkü toplum bir bütündür ve o toplumun doğru, sağlıklı ilerleyişi için yapıcı, bazen tetikleyici eleştiriler gereklidir. aksi halde herkes aynı rotaya sapar ve o rota hatalıysa, toplum infiale yürür'' demişsiniz. Yani telefon alanları eleştirince, toplumun sağlıklı ilerleyişini mi sağlayacağınızı düşnüyorsunuz ? Telefonları alanları eleştirmeyince toplum infiale mi yürür ? Bu yine nasıl bir ego anlamak mümkün değil. Koskoca toplumun nereye evrileceğini tek başınıza biliyorsunuz. Ne çok şey biliyormuşsunuz şaşırıyorum. Eleştirmezsek toplum infiale yürür he vay anasını ya 90 milyon insan aptal, eleştirmedik diye aynı rotaya saptı bunuda siz ortaya çıkarttınız.

Son cümleniz '' topyekün üretim yerine sadece tüketen bir durumda olmamızın sebeplerinden biri bu yanlış rotaya sapma ve gerektiğince eleştirilerde bulunmamış olma meselesidir. '' buna kısmen katılmakla birlikte, toplumları eleştiriler değil normlar yönetir. Tüm dünya da tüketim ekonomisine geçildi, pazarlar bunlara göre dizayn ediliyor. Bunun sebebi ise sanayileşmenin artması. İnsan beden gücünün azalıp, otomasyon sistemlerin kurulması. Bu süregelen seneler sonunda, bedenden beyine geçiş oldu. Haliyle beyin gücüyle iş yapanlar, beden gücü ile iş yapanlardan daha değerli oldu. Bu da beden işçisinin var olmak için, statü kazanmak için yapacağı harcamalara evrildi.

Haliyle, üretim yerini tüketime döndürdü. İnsanlar statü kazanmak için para harcar oldu. Kaldı ki bu da şuan konuştuğumuzun özeti. Haliyle insanların ne şekilde ne alacağına ona nasıl haz vereceğine veya onların borçlarına, parasızlığına takılmayın. Kim ne istiyorsa alsın, insanların parasının hesabını tutma devri çok eskidendi.