İnsanın yeme, barınma, güvenlik, soyunu devam ettirme gibi temel ihtiyaçları var. Özellikle canlılığın en temel amacı ve dürtüsü tür devamlılığı. ev, araba, evlenme kapitalist sistemle değil bu ihtiyaçlarla ilgili.
Kapitalizmi ezbere sloganlarla yuhalamak en kolay yol. Eğer rekabetçi piyasa koşulları olmasaydı -sscb'deki gibi- herkes 1 televizyona sahip olacak, hal böyleyken özel teşebbüs daha iyi tvler için yeni görüntüleme teknolojileri denemeyecek, sonuçta radyoloji ve diğer görüntüleme yöntemleri bu kadar gelişmediği için kanser tanımız geç konulacaktı. Aynı şekilde vahşi sömürgecilik sonucu sanayi devrimi gerçekleşmeseydi...
Burada kapitalizme şöyle bir argümanla karşı çıkabiliriz: "sanayi ve teknoloji bu kadar gelişmeseydi kanser vakaları azalacak, radyoloji bu kadar önemli olmayacaktı." Bu tartışılabilir.
İnsan doğası merak ve mücadele üzerine kurulu. Bugüne dek böyle hayatta kalıp geliştik. Vahşi ve kötü doğamızın gereği olarak diğer ne varsa hükmetmekten ve bunun için yok etmeden çekinmedik. Bizler kendimizi çok kıymetli görsek bile tüm insanlık belki de evren için önemsiz bir toz zerresi. Bunu anlamlandırmaya çalışan felsefi ve dini düşünceler var.
Yazdıklarımın konunun ana temasıyla pek alakası olmadı. Çalışırken kafam şişmişti. Konun denk geldi.