Kişisel gelişim ile toplumsal gelişimi karşılaştırmış.
Yani Norm Ender insanların kendi zekaları ile kendi tercihlerini ve karakterlerini inşa etmediklerini aslında içine doğdukları toplum tarafından sosyalleşme süreci ile programlanan yönlendirlen varlıklar olduklarını söylüyor.
Kağıt kısmı para olarak da din olarak da algılanabilir.
Son bölümde de hayatın daha çocukluk ergenlik ve gençlik döneminde yaşayanlara sizin tecrübeniz hayatı açıklamaya yetmez teneffüs dediği bir dinlenme sürecinde fikirlerni inançlarını sorgula diyor.
Hadi para değil de din demiş olsun. O zaman linç yemeyi hakeder mi?
Bu arada şu hep garip gelmiştir.
İnananların inançları hakaret sayılmazken inanmayanların inançsızlıkları saldırgan ve hakaret olarak görülüyor.
Bir insan ben müslümanım dediğinde aslında dediği şudur. Benim gibi inanmayanlar şeytana uymuş, akılsız yaban eşekleridir, sapıktır, akılsızdır. Bir müslüman kuranın her satırına iman ettiği için kuranda inançsızlara edilen tüm hakaretleri de sonuna kadar destekler ve söyler. Ama tüm bu şeytanlaştırma ve hakaretlere karşı inançsızları dövmemeyi öldürmemeyi saygılı hoşgörülü olmak sayar.
Oysa inançsız biri inançsızlığının nedenini söylediğinde bile linç edilir. İnanmayanilirsin ama saygı göstereceksin denir. Bu saygı da inançsızlığını söylememektir. Çünkü inanmayan bir adam aslında tanrı var ama ben çok fırlama olduğum için kabul etmiyorum şeytanın peşinden gidiyorum demez. İnanmayan bir adam tanrı yoktur, peygamberler yalancıdır, kutsal kitaplar uydurmadır diyordur. Bir insanın inanmama hakkı olduğunu ama inançsızlığını söylemesinin hakaret olduğunu söylemek nasıl bir hoşgörüdür?
Bu şarkı sözünde de Norm Ender taştan ya da kutsal kitaptan kaynağını alan dinlerin insanlar tarafından yaratıldığını söylüyor. Birileri benim dinim geldi cahiliye devri bitti deme hakkına sahip. Ama başkas birinin benim için arada fark yok cahiliye devri devam ediyor deme hakkının olmaması garip değil mi?