üstadım benim bu konuda bir teorim var.... evet, herkese olduğu gibi bana da oldu zamanında...
öncelikle senin kafan çalışıyor, işini iyi biliyorsun. sen şimdi büyük ihtimalle hızlı da konuşuyorsundur, zeki insanların özelliklerinden biridir. veee... herkesi kendin gibi biliyorsun. şunu düşünüyorum, daha doğrusu şu sonuca vardım... insanlar sandığın kadar zeki değil. sana benzemiyor ve senin gibi düşünmüyorlar. ilgi odakları çok dar ve dikkat süreleri çok kısa. bir başka konu da multitasking yapamıyorlar, çok bilgi yüklemesi yapıldığında -ki çoğu zaman iki tane farklı bilgi aldıklarında da oluyor- diğer prosesler çöküyor. zaten seninle konuşurken odak alanları iş değil, para. daha ucuza nasıl yaptırırım diye düşünüyor aslında sen olayı anlatırken. hatta fiyatı öğrenmeden önce de bu konuya odaklıdır. "bundan ne kopartırım", "işi yaptırıp parayı nasıl ödemem", "ödemem gerekirse nasıl bir bakiye bırakıp borç takarım".... bunlarla meşgul kafası zaten. senin işine, bilgine değer vermiyor. basit ve gereksiz görüyor. sana yaptırdığı işin kendisine nasıl bir yarar sağlayacağını düşünüp tartmak yerine sana vereceği paradan nasıl kaçınacağının yoluna bakıyor.
zaten bu sebeple birden fazla nesil boyunca devam eden şirket yoktur bu coğrafyada. babadan oğula oradan da toruna devrolan ve büyüyen şirket ve işletme sayısı çok azdır. hedefleri iş yapıp para kazanmak değildir. sana para vermedikleri zaman, sana borç taktıları zaman, çalışanın ssk'sını yatırmadıkları zaman kednilerini para kazanmış görüyorlar. hedefleri yanlış anlıyormusun... sana dönüp de "vay beee, bu arkadaş iyi iş yaptı dur bunu kaçırmayalım, kendimize bağlayalım" falan demezler. senin hizmetlerinden para kazandıklarını kabul etmezler. senin işin olmasa ortalıkta kalacaklarını kabul etmezler. evrim ağacının alt düzeyindedirler, beyinlerindeki nöronlar birbirine senin anlayamacağın bir şekilde bağlıdır. anlamaya çalışma sakın, yapamazsın.....
yapabileceğin tek şey olabildiği kadar az bilgi verip, sadece sorulara cevap verip bunları yazılı olarak bildirmektir. Ama okuyamaz da o tip canlılar. zaten okuduklarını anlama ve kendilerini ifade etme zorlukları vardır. Ama bunun farkında da değildirler.
Evet, bu coğrafyada bunlarla uğraşacaksın. mecbursun. aslında mecbur değilsin tabii, çekip gidebilirsin. ama bak beni dinle, gidip de yurtdışında, o medeniyet ve eğitim sevyesinde başarılı olur iş yaparsan bu sefer de bir daha burada iş yapamazsın. ben hala burada iş yapamaya çalışan yabancılara danışmanlık yaıyorum zaman zaman. hatta daha iki hafta önce bir tanesi buradaydı. konunun genelini boşver, adama durumu anlatıyorum bana oş boş bakıyor. göüyorum ki inanmıyor. insanların neden böyle davrandığını anlayamıyor. kafa başka türlü çalışıyor anladın mı. bu noktada bilgisizlik mutluluk getirir deyimine sadık kalıp belki de hiç bilmememn daha iyi diye düşünüyorum. bir kedinin bir köpeğin bir kuşun hatta bir çekirgenin nasıl düşünüp neye göre hareket ettiğini anlayabilirsin ama bu coğrafyadaki bu tip insanları anlayamazsın. uğraşma.
nüfus demografisi bu çoğunluklardan oluşuyor. o sebele daha çooookkk bu tip olaylarla karşılacaksın. sanıyorsun ki "iyice anlatırsam beni tercih ederler, değerimi bilip takdir ederler". hayır. en iyi ihtimalle "bu çok fazla şey biliyor biz bunu kazıklayamayız" derler.
üzgünüm... 55 senelik tecrübem bana bunları söylüyor. alternatif fikirleri de saygıyla karşılarım tabii ama kendi fikrimi değiştirmem. ben bu anlattığım şekilde davranmayı benimsediğimden bu yana rahat ettim.
kasma çok fazla... coğrafya kaderindir. bak, ben bu yaşta coğrafyamı değiştirmeyi düşünüyorum. zorluyorlar insanı...