Bunlardan ben de genel olarak muzdaribim ama "bu noktadan sonrası profesyonel çalışma alanına girer. Hizmet almak isterseniz bütçeyi görüşebiliriz" demek de bana hiç zor gelmiyor.
Size de gelmesin.

Soru sorana, cevabını bir yere kadar veriyorum, nezaketen teşekkür edip etmemesi de çok umrumda değil.
Ben kendimden sorumluyum, karşımdakinin nezaketinden veya görgüsüzlüğünden sorumlu değilim.
İkisinden de sorumlu olmadığım için "ya hu bir teşekkür etseydin bari" gibi bir içerlemeye de girmiyorum.
Zaman ilerledikçe kendi yaptığı -görgüsüz- şeylerden şikayet edeceği durumları yaşayacağını biliyorum çünkü

Bütün tezgahtaki ürünler hakkında bilgi aldıktan sonra boş boş bekleyen ablaya "almayacaksan dükkanın önünü kapatma ablacım" diyen pazarcıdan farklı bir durum olmamalı.
Biz biraz abartıyoruz böyle şeyleri, pazarcı esnafı gibi olmak iyidir bazen.

Söz meclisten dışarı olsun 10+ yıldan sonra buraya tekrar girip, hem bu kadar genç hem de hiç yontulmamış -sayıları oldukça fazla- odunla karşılaşacağımı bilmiyordum ama

Neşet Ertaş'tan gelsin son söz.
"Halden anlamayanı kendi haline bırak. Zaman ona halini anlatır..."

Not: Teşekkür bir lütuf değildir, bir şeyin karşılığıdır. Lütuf gibi sunmak isteyene, cevap dahi verilmez.