üstadım ben iş eş arkadaş bilmem. belirli bir yaşa gelince dönüp bakıyorsun arkana, senden birşeyler istediği zaman arayan ama başka zaman "öldün mü kaldın mı" diyen bir sürü insanla anlamsız ilişkiler içerisndeymişsin. hani bu konuda başkasına laf düşmez ama izin ver önemli birşey söyleyeyim. "o senin arkadaşın olabilir ama sen onun arkadaşı değilsin." seni kullanılacak bir malzeme olarak görüyor. on sene yirmi sene görüşmeyip başı derde girince, sağlık olayları olunca, eşinden ayrılması sözkonusu olunca aramasını anlarım. bazı arkadaşlıklarda süre önemli değildir. senelerce görüşmezsin ama karşılaştığında on sene önce bıraktığın yerden devam edersin, hiçbirşey olmamış gibi. seninki bu tip birşey değil. senin durumunda o seni kullanıyor, sen kullandırtıyorsun (en azından bir noktada olayı kesmişsin, takdir ettim).

Öteki taraf için de tahmin edeyim. yüksek olasılıkla eşi eski arkadaşlarıyla görüşmesini yasaklardı. yasaklamasa bile her görüştüğünde hır çıkarttı, zavallı arkadaşın da "hiç görüşmem başımı da belya sokmam" dedi. Türk kadını bunu yapar. veya sadece bekar arkadaşları ile görüşmesine izin vermedi. belki hep çift olarak görüşülecek yoksa görüşemezsin dedi. diyorum Türk kadını bu. belki arkadaşın eşini seninle tanıştırmaktan utanıp sıkıldı, eşinin bu tip agresif davranışları yüzünden. Erkekler de böyle şeyler yapar. yada eşi seninle görüşmesini engellemesine rağmen iş kendi çıkarları olunca "tamam görüşebilirsin" dedi. Türk kadını bunu da yapar.

sebepler her ne kadar fikir yürüterek milyonlarca adede ulaştırılsa bile ben hayatımda hep şu şekilde düşünmüşümdür. "önemli olan olayı benim nasıl gördüğüm çünkü ben olayı bana yansıtıldığı şekilde görüyorum". sen beni çok seviyor olabilirsin ama bana göstermediğin sürece hiç ama hiç anlamı yok.

kendini kullanırtma. özellikle iş güç para eğitim konularında başarılı oldukça, tanıdığın insanlar arttıkça elindeki kaynakları kullanmak isteyenler çıkacaktır. onları geri püskürt. ben en iyi püskürtme yönteminin birşey istemek olduğunu öğrendim. senden para mı istediler.. "hiç param yok ama ihtiyacım da var, varsa sen bana üç beş ateşlesene" de. senden elindeki bir tornavidayı mı istediler... "tornavida yok ama bana testere versene" de. kaçıp giden insanlar senin arkadaşın değindir, seni kullanmak için oradadırlar. kalıp sana cebindeki 5 lirayı vermeye çalışan, sağdan soldan nasıl testere bulurum diye düşünen insan arkadaşındır.

unutmaki ki bu hayatta karşılacağın insanlar, ki buna yüksek olasılıkla eşin de dahil olacak, sana hep "ne kopartabilirim, bana ne faydası olur" şeklinde yaklaşacaktır. arada beni yanıltacak olanlar da çıkacaktır ama belki bir belki iki tane. işte onları yanında tut. gerisini mi.... sen de onları kullan. fütursuca iste. iş iste, biriyle tanıştırmalarını iste, seni işe sokmalarını iste.... onlar seni kullanmaya çalışıyorsa sen de onları kullanmaya çalış. bu dünyadaki tek enayi durumuna düşme...

paranı, kazancını ve ilişkilerini anlatma. projelerini planlarını ancak gerçekleştirdikten sonra anlat. ame hep bir gizem çiz. öyle bir havan olsun ki seni çözemesinler. bak bu dediğim önemli.

yine çok yazdım. ayıp ya... kusura bakmayın arkadaşlar...