biz kaçmak istiyoruz sen gelmek istiyorsun. burada nerede şarkı söyleyeceksin, her yer suriyeli dolu, ahlaksız namussuz dolu. ben istanbulun en nezih yerleinden birinde oturuyorum akşam yürüyüşe çıktığımda kaldırımlar arasında git gel yapıyorum acayip tiplerle karşı karşıya gelmemek için. sen restoran, şarkı, gece hayatı ne kadar iğrenç bilirmisin buralarda... hani izmir desen anlarım da istanbulda ne işin var ? tamam senin oralar da harika değil, gitm isteğini anlıyorum istanbul olmamalı senin hedefin. ev yok, kiralar anormal, ulaşım rezalet, sağlık hizmetleri beterin beteri... paran yoksa sefil olursun. paran varsa mutlaka bir yolunu bulup dolandırırlar. İstanbul eski istanbul değil. istanbul beyefendisi, hanımefendisi denen kesim kalmadı, herkes kaçtı gitti. ortalık araplara kaldı. ev bulsan iş bulsan her gün tek yön iki saatten fazla yolda geçecek. ulaşım masrafı kira masrafı gibi oldu. yedğin domates domastes değil, açıkta bıraksan üç ay çürümez, yoğurt yoğurt değil yere düşürsen yayılmaz, şekli bozulmaz. dondurmanın içinde süt yok, et desen o da paran yeterse... gece dışarı çıkamazsın, bir restorana merhaba diyip içeri girsen altı ay borç ödersin.
benden söylemesi... ama herkes kendi kararını verir, kendi kaderini yaşar...