Bir pandemi yaşadık.
Sadece aşı olmadık. Aşılı ya da aşısız herkes hemen hemen herkes Covid ile enfekte oldu. Ben 2 gün yoğun baş ağrısı, 3 gün ateş, 1 hafta tat alamama, 2 hafta öksürük yaşatım. Bu ne demek? Bu virüs beynime, sinir sistemime, ciğerlerime ve vücudumun farklı yerlerine saldırdı ve zarar verdi demek.
Son yıllarda şuursuz bir organikçilik türedi. Herşeyin organiği zararsızdır zanneden tipler var. Doğada kendi kendine varolan herşey organiktir ama bir çoğu aşırı zehirli zararlı hatta ölümcüldür.
Kanser yaptığı kesin ispatlanan 7 tür onkojenik virüs var. Bu virüsler ile karşılaşmak bu virüslere karşı üretilen aşılarla karşılaşmaktan kat kat daha kanserojendir.
Birileri vücutlarına aldıkları her virüsü başarıyla yenip hiç bir kalıcı hasar olmadan atlattıklarını sanıyorlar.
Oysa durum hiç öyle değil, siz 40 yaşında covid atlatan bir adama baktığınızda dışarıdan bir şey görmüyorsunuz ama damarlarının içinde neler olduğunu kimse görmüyor.
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC10202899/
Henüz kesin ispatlanamasa da covidin kanserojen olma ihtimali cidden araştırılıyor. Çünkü çok fazla organa tutulabiliyor, başta akciğer kolon pankreas ve meme gibi organlarda kanser yapma ihtimali araştırılıyor. Virüsler kanseri dna daki büyüme ve kontrol genlerini bozarak ya da yarattıkları enflamasyon ile bağışıklık sistemini bozarak yapıyorlar.
Yani ileride bir gün Covid in kanser yarattığı ortaya çıkabilir.
Türkiye'deki tüm ölümlerin %40'ı zaten kalp damar hastalıklarından olur. Covidin damar sağlığını mahvettiği damar çeperinde enflamasyon yarattığı ispatlanmış bir gerçek.
Yani elimizde bilimsel olarak kalp damar sağlığını mahveden bir virüs ve aşılı aşısız bu virüsü geçirmiş milyonlarca insan var.
Bugün ortaya çıkan ekstra kalp damar rahatsızlıkları ve kanserler varsa bunun sebebinin virüs mü aşı mı olduğunu nereden biliyorsunuz?
Birileri virüs karşıtlığını siyasal ideoloji hatta bir dini inanç haline getirdiler ama kimse virüs karşıtı olmadığı için virüslerin bıraktığı ağır hasarı kimse öne sürmüyor.
Kısaca
1) Dünyada kanserojen virüsler mevcut. Çünkü virüsler hücre içine girer ve dna'yı değiştirme kapasitesine sahiptir. Corona virüsün onkojenik olma ihtimali göz ardı edilemez.
2) Corona virüsün ilk ölümcül etkisi olarak solunum sorunları öne çıksa da sonradan damar çeperine saldırdığı için beyin ve kalp sorunları yarattığı açıkça ispatlandı. Corona enfeksiyonu geçiren kişiler hastalığı atlattıklarında kalp damar sistemlerinde ne boyutta hasar oluştuğu takip edilmiyor.
3) Pandemi döneminde evden çalışma, hareketsiz yaşam, yüksek kalori alımı, depresyon gibi kalp damar sağlığını çökerten bir süreç geçirdik.
Şimdi elimizde damarları mahveden, sinir sistemine saldıran, kanserojen olma ihtimali bulunan bir virüs ve aşılar var.
Yaşanacak sorunlardan virüsü değil de doğrudan aşıları sorumlu tutmak için elde net bir delil olması lazım.
Hatta bugünkü kanser ve kalp krizi oranları ile 5-6 sene önceki istatistikleri karşılaştırıp gerçekten olağan dışı bir ölüm ya da hastalık sorunu var mı bilmek lazım.
Hadi biz Kuzey Kore gibi bir ülkede yaşıyoruz, yüksek oranda aşılama yapılan medeni ülkelerde ölüm istatistiklerindeki değişimler basında bilimsel yayınlarda yer bulurdu.
Öncelikle gerçekten kalp damar kaynaklı ölümlerin arttığının ve bu sorunlarda yaş ortalamasının düştüğünün istaistiksel olarak netleşmesi lazım.
Öyle bizim çevremizde 2 kişi öldü 3 kişi öldü ile bir yere varılmaz.
Covid geçiren 40 yaşın üzerindeki herkes benim gibi yapmalı.
1) ufak ufak kan sulandırıcı kullanmalı
2) arginine takviyesi alıp damar çeperlerini geniş tutmalı.
3) zerdeçal ya da kurkumin içeren takviyeler ile damar çeperini korumalı.
4) mevsime uygun meyve sebze ve anti oksidan kullanarak enflamasyonu azaltmalı.
5) haftada 1-2 gün oruç tutarak otofaji ile ve soğuk duş alarak bağışıklık sistemini güçlendirmeli.
Hiç bir şeyi yoktu 40 yaşında kalpten gitti denilen adamların %99'u sigara kullanan insanlar oluyor.
Bu arada yarın ben kalp krizinden ölürsem de 44 yaşında gencecik adam aşı yüzünden kalpten gitti demeyin, 145 kiloydu hayatıının son 20 senesinin çoğunu bilgisayar başında hareketsiz ve obez geçirdi deyin.