ByCiHaT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben söylediğimin sonuna kadar arkasındayım, lakin siz demek ki kusur tespit etmişsiniz ki benim açıklamamı bekliyorsunuz. Gördüğünüz kusuru söyleyin ki bilelim.
Merhaba,

Öncelikle yazdıklarınızı kahkahalar atarak okudum, sonra durdum ve dedim ki, ben ne yapıyorum? Bunlara gerçekten inanan biri var ve inanarak yazmış, sağdan soldan kopyalayarak ama olsun sonuçta inanmış, kendimden utanmalıyım dedim, siz zaten kayıpsınız sizi kurtaramayız ama belki okuyan birkaç kişiyi sizin gibi düşünmekten kurtarırız dedim ve 3-5 cümle kurmak istedim, hadi geçelim.


Bak bu İncil'in içindekiler bölümü.


Bu ise İncil'in İsa'ya indirildiği yani Tanrı sözü olduğuna dair Kuran Ayetlerinin bir kısmı. İsa hiç İncil'i görmedi yazdım defalarca ama benim yazılarıma denk gelmemişsin, şimdi söyle bakalım senin Tanrın Pavlus'a mı mektup yazdı? İbraniler'e mi mektup yazdı? Selaniklilere mi mektup yazdı? Efeslilere mi mektup yazdı? Bu içindekiler bölümü ışığında söyle çekinme, Tanrı sözü olmadığı halde böyle bir yalanı kusursuz bir Tanrı söyler mi? Söylese söylese bir insan söyler değil mi? Bilerek değil belki de bilmediği için bu yalanı söyler, geçelim.


" Arzı da bir döşek yapmışız ve oraya sabit dağlar yerleştirmişiz; orada manzarası güzel bir çeşit bitkiden çiftler bitirmişiz. " Kaf Suresi 7. Ayet

Bu Ayetin neresini düzeltelim şimdi gel, yeryüzü döşek gibi serilmiş yani döşek nedir? Düzdür. Kıvırmasın kimse boş yere. Dağlar neymiş? Sabit. Tüm kıtalar hareket ederken nasıl sabit kaldı düşündürücü. Dağlar'ın yeryüzünü sağlam tutması için sallanmaması için çakıldığının yazdığı Ayeti koymadım ama zaten dağların olduğu yerde depremlerin çok olduğunu bilmeyen yok, geçelim.

Peygamber de mürted hakkında şöyle buyurmuştur: “Dinini değiştireni öldürün.” (Buhârî, Cihad)
Bir hadis ile devam edelim, korkma sahihtir yani inanmak mecburi, devam et. Neymiş? Senin dinin sana, benim dinim bana değilmiş. Benim dinim yok gerçi ama o dönem herkesin bir dini olduğu sanılıyor. Demek ki mürted olan yani İslamdan dönen öldürülürmüş, benim dinim bana olamıyormuş, senin dinin bana dayatılıyormuş, inanmazsam veya inanmaktan vazgeçersem beni öldürmek Peygamberin sünneti ama tüm mezhep imamlarının bu yönde ihtilafsız ölüm kararı mevcuttur.

" Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, esir alın, kuşatın ve onları her geçit yerinde gözetleyin. Şayet tövbe ederler, namazlarını kılarlar ve zekâtlarını verirlerse artık onları serbest bırakın. Allah yargılayıcıdır, bağışlayıcıdır. " Tevbe Suresi 5. Ayet

Tanrın ne emrediyor? müşrikleri nerede bulursanız öldürmenizi. Bir şey yaparsa veya yapmışsa demiyor he, öldürün diyor sadece Tanrı güya kendi yarattığı bir kısım insanın ölüm talimatını veriyor. Haram aylar diye bir şey de diyor ama sonra tamam hadi vazgeçtim, haram ay falan yok diyor. Burada bir ince detay da namaz kılar ve zekat verirlerse bir şey yapmayın diyor, o zaman müşrik olmaktan çıkıp günahsız oluyorlar. Sen ver parayı yani zekatı, orasını hallederiz, o zaman öldürülmezsin. İslam hoşgörü dini hee? Dur bakalım.

" Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin. " Kalem Suresi 4. Ayet
Bu söz peygambere söyleniyor, kusursuz yücelikte bir ahlakı varmış peygamberin.

" Seni yoldan azmış bulup, doğru yola koymadı mı? " Duha Suresi 7. Ayet
Fakat bu Ayette doğrudan peygambere söyleniyor. Sapıklık içinde ve azmış bulduk, doğru yolda değildin seni doğru yola koyduk deniyor. Demek ki neymiş? Öncesinde doğru yolda yani yüce bir ahlak üzere değilmiş. Kalem suresi indiği söylenen 2. suredir Alak sonrası, yani Tanrı ilklerden olan sureyi unutup yenisini göndermiş, ee haliyle o kadar unutkanlık olur.


" Ey peygamber! Mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiği câriyelerini, seninle birlikte hicret eden amca kızlarını, hala kızlarını, dayı kızlarını, teyze kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca mümin bir kadın kendini peygambere mehirsiz olarak bağışlar, peygamber de onunla evlenmek isterse, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere, onu da sana helâl kıldık. Müminlere eşleri ve sahip oldukları câriyeleri hakkında hangi kuralları geçerli kıldığımızı biliyoruz. Sana mahsus olanı güçlük çekmeyesin diye meşrû kıldık. Allah çok bağışlayıcı, pek esirgeyicidir. " Ahzap Suresi 50. Ayet
Peygambere özel bir Ayet geliyor, akrabalar da dahil tüm kadınlar peygambere helal. Bir papaz bile evlenmeme, bekaret yemini eder ve karşı cinsle ilişki kurmaz. Ama peygamber olunca 4 evlilik deseler bile öldüğünde 9 ile 11 arası dul bırakabilir ardında.

" Hani sen Allah'ın nimetlendirdiği, senin de lütufta bulunduğun kişiye "Eşini yanında tut, Allah'tan kork!" diyordun ama, Allah'ın açıklayacağı bir şeyi de içinde saklıyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysaki kendisinden korkmana Allah daha layıktır. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah'ın emri yerine getirilmiştir. " Ahzap Suresi 37. Ayet

Burada ne olmuş? Peygamberin gelini ve kuzeni olan Zeynep Bint-i Cahş'ı peygambere nikahlamış Tanrı, düğününü bile düşünüyor. Onca sahabe, eski peygamber hatta Havva ile Azrail adı bile geçmezken Zeyd adı geçiveriyor Kuranda, üstelik bu olayın hikayesi Zeyd'e bakmaya gelen Peygamber Zeynep'i evinde uygunsuz görür ve aşık olur, zaten Ayette yazan içindekini saklıyordun dendiği kısım da haliyle içinde ne olabilir? O da istiyor olabilir, seviyor olabilir değil mi? Bitiyor mu, bitmez.

“Allah, İmran kızı Meryem’i, Firavun’un hanımı Âsiye’yi ve Musa’nın kız kardeşi Gülsüm’ü cennette bana zevce olarak vermeyi hükmeyledi.” (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebir, VIII/258; Mecmau’z-Zevâid, IX/218)

Bir sahih hadis ile devam edelim. Tanrı peygamberini o kadar çok seviyor ki bazı kadınları cennette de ona nikahlıyordu. Kadınlar tarlamızdı ve istediğimiz gibi varabilirdik, serkeşlik etmesinden çekindiğimiz kadınları evlere kapatabilirdik, onları evlerine yollayıp dövebilirdik, kadınlar 1 pay alırken biz erkekler 2 pay alabilirdik, eğer erkek şahit kalmamışsa 2 kadının şahitliği 1 erkek sayılabilirdi, kölelik asla kaldırılmadı hatta köleler ve hür insanlar hiç bir olur mu diye ayet var, köleye köle, kadına kadın diye kısas ayeti var. Birinin karısını öldürürsen eğer senin karın masum olsa bile o kadına karşılık senin kadının öldürülüyor, masumiyet falan hikaye, kısas işte kanun ya hani. Nisa 4. Ayette bir miras paylaşımı var, paylaştırmak asla mümkün değil, matematik profesörü gelsin nafile. Tanrı matematik bilmez mi? Nasıl böyle hatalı, çelişkili, bilime, akla ve mantığa aykırı şeyleri Tanrıya mal edersiniz?

Her şeyi senin Tanrın yaratmış, hayır beni yaratmadı. Boşta ne varsa sahiplenir zaten Tanrılar, hep söylüyorum 4,300 çeşit dinin tümü her şeyi kendi Tanrısının yarattığını söyler. Tamam her şey yaratıldı diyelim, 4,300 de 1 ihtimal senin Tanrın yarattı kabul. Şu çelişkiler o 4,300 de 1 ihtimali de ortadan kaldırıyor zaten. Bakma vaktim yok yazamıyorum, tatlı sularda inci ve mercanın yetişmeyeceğini ama Tanrının yetişiyor sandığını 100 kere yazdım forum bezdi artık tekrara düşmemek için yazmıyorum, arıların çiçek yedikten sonra midesinden bal çıkardığını sanan bir Tanrı, tatlı ve tuzlu suyun karışmayacağını söylüyor. Bir su bardağına tuz atıp karıştırın, sonra tatlı su ile dolu bir bardaktaki su ile birleştirip için, karıştı mı? Tamam o zaman. İfk olayında zina suçlaması peygamber eşlerinden birine yapılınca derhal Ayet iniyor, 4 şahit isteniyor. Soruyorum size, hangi zinayı 4 kişi oturup çekirdek çitleyerek izler de hepsi şahit olur? Zina tamam ama ispatı zor. Üçer dörder alın Ayeti, dört değil dörder dikkatinizi çekerim, eğer haksızlık edeceğine inanırsan elinin altındaki nikahsız cariyeler ile birlikte ol, boşuna üçer dörder nikahlama deniyor mu? Deniyor. Ganimet hak mı? Hak. Sayısız saldırı yapılıp masum insanlar katledilirken evli bile olsalar kadınları cariye sayılıyor mu? Elbette. Yine bir baskında Safiyye çok güzel sana yaraşır diyorlar, Aişe yanında olmasına rağmen alıyor. Mariyye diye bir cariye hediye gönderiliyor, köleliği kaldırmaya çalışmıyor, cariyeyi kabul ediyor. Neyse uzun uzun yazmanın anlamı yok, bu yazı çarpı 3-5 bin olarak düşün mevzuları, azıcık araştır belki denk gelirsin bir şeylere. Fazla abartıp göze batmayalım boş yere, merak eden araştırıp görür zaten. Bu arada dinini ispat etmek istiyorsan ;

"Her kim medine'nin iki karataşlığı arasında yetişen acve isimli hurmadan her gün sabahleyin aç karına yedi tane yerse, o gün ona zehir ve sihir zarar vermez. eğer akşamleyin yerse, sabaha kadar zehir ve sihir tesir etmez." (Müslim eşribe h. 154-55, buhârî tıp 7/30-31, aynî 10/210, müsned 1/168. 177. 181, bağdadî s. 129)

İspat et dinini, mütevatirlik derecesinde sahihlikte olan bu hadiste peygamber sözünü uygula ve bu hurmalardan ye, üzerine zehir iç, sonucu görelim hep birlikte. Varsa cesaretin buyur.