İslam ülkeleri neden bukadar geri kaldılar. Ne suçu var bu insanların çocukların. Umarım en kısa zamanda toparlanirlar. İzleyince içim parçalandı.
https://youtube.com/shorts/VZo4kGIkl...XlOVtAf5yqP9CS
Başka bir video.
Babası ölmüş. Küçük yaşta çalışıyor
Günlük kazancı 0.15$
https://youtube.com/shorts/Hrrc2BBvf...hniPC8O8UhrLEh
Savaşın ve Yoksulluğun Yetim Bıraktığı Ülke: Afganistan.
Afrika'dan daha kötü durumda.
1978 yılında Rusya, 2001 yılında ise ABDnin başını çektiği Batı koalisyonunun işgali sonucunda etnik ve bölgesel iç çatışmalarla madden ve manen harap edilen Afganistan, kurtarıcı bir el bekliyor.
Son 35 yılını işgal ve iç savaşlarla geçiren Afganistan, âdeta yetim ve sahipsiz bırakılmış bir çocuğa benziyor. 1978 yılında Rusya, 2001 yılında ise ABDnin başını çektiği Batı koalisyonunun işgali sonucunda etnik ve bölgesel iç çatışmalarla madden ve manen harap edilen Afganistan, kurtarıcı bir el bekliyor. 2014 yılında yapılan bir araştırmada, halkın %75inin ağır depresyon içinde olması, ülkedeki durumun vahametini ortaya koyuyor. Afgan halkını ağır depresyona iten en temel sebepler savaş, yoksulluk, yolsuzluk ve işsizlik...
Batının Afganistan modeli iflas etti
Batının Afganistanda inşa etmeye çalıştığı siyasi model iflas etmiş durumda. 2002 yılından bu yana Dünya Bankası ve İslam Kalkınma Bankasından gelen 103 milyar doların %95inin liderler, bakanlar, vekil ve bürokratlar tarafından paylaşılarak iç edildiği tespit edilmiş.
Batıdan gelen yardımın sadece %5i sağlık, ulaşım ve altyapıya harcanmış. ABD, Afganistana yapılan yardımların kontrol edilemediğini ve yolsuzlukların önüne geçilemediğini iki yıl önce itiraf ederek Karzaiden kurtulmanın yollarını aramaya başlamıştı.
Halk sandığa gitmiyor
30 milyon nüfuslu Afganistanda 17 milyon seçmen var. Eylül 2014te yapılan seçimlerin 1. turunda 7 milyon insan sandık başına gitti, 2. turda ise 5 milyon. Kullanılan oyların 1,5 milyonu geçersiz sayılırken hükümet 3,5 milyon insanın oyu ile zar zor kuruldu. Karzainin yolsuzluklarından şikâyetçi olan Batı, bu kez Dünya Bankasında çalışmış olan ekonomist Eşref Ganiyi %55 oyla cumhurbaşkanı seçtirdi.
Afgan halkının sandığa gitmek istemeyişinin tek sebebi ise liderlere olan güvensizlik ve önlenemeyen yolsuzluklar. Ülkeyi yöneten liderler ve bürokratların büyük çoğunluğunun aile üyelerinin Pakistan, Dubai, Avrupa ülkeleri ve Türkiyede yaşıyor olması ve bu ülkelerde ticaret yapıyor olmaları, halkın yöneticilere olan kızgınlık ve güvensizliğini iyice pekiştirmiş durumda.
Afgan halkının tek geçim kaynağı hayvancılık ve
ilkel tarım... Ülkede işsizlik oranı %70, kişi başına düşen millî gelir 200 dolar civarında ve halkın %80i eğitim, sağlık ve yeterli beslenme imkânından mahrum.
Afrikada ortalama yaşam süresi 46-50lere yükselirken Afganistanda bu süre 43lerde seyrediyor. Okuma-yazma oranı ise %28ler civarında. Erkeklerin %43ü, kadınların %12si okuma-yazma biliyor. Ülkede 1.420 tane ortaöğretim ve meslek okulu, 5 tane yüksek okul var. Sağlık durumu da içler acısı... 70 tane hastane, 3.000 doktor, 2.300 hemşire tam 30 milyon insana hizmet veriyor. Ülkeden kaçmaya çalışan gençlerin ve okumaya gidenlerin %95inin bir daha Afganistana dönmeyi düşünmüyor olması, ülkenin içinde bulunduğu fotoğrafı ortaya koyuyor.
Afganistanda hayat Afrika ile kıyaslanmayacak kadar kötü...
Batı dünyasının birçok ülkesi Afrikada STK projeleriyle eğitim ve sağlığa destek olurken Afganistan âdeta kaderine terk edilmiş durumda... İslam ülkeleri, Rus-Afgan Savaşı sürecinde yaptıkları yardımları savaşın bitimiyle tamamen durdurmuş. İslam dünyası STKlarının Afganistana eğitim ve sağlık projeleriyle acil bir seferberlik başlatması gerekiyor.
Afganistanın en temel sorunu siyasal istikrar ve güvenlik. Bu iki mesele hallolmadan Afganistanda huzur ve sağlıklı bir gelecekten bahsetmek mümkün görünmüyor. Japonya, Almanya, Fransa, ABD, Rusya ve Çin, Afganistanda son yıllarda siyasi ve kültürel programlarını yoğunlaştırırken, moral olarak çökmüş bir Afgan halkının geleceğini inşa etmeye çalışıyor. Bu noktada bizlere de bazı sorumluluklar düşüyor. Bu konuda resmî makamların harekete geçmesini beklemektense sivil toplum kurumlarımızın Afganistanın hiç değilse güvenli bölgelerine insani yardım projeleriyle bir şeyler yapmayı denemesi gerekiyor.